Ömür boyu dürüst oldum
Herşey helal olsun dedim
Arayıp doğruyu buldum
Ben ne zaman haram yedim
Umman -ı deryaya daldım
Yaşanandan bir ders aldım
Kaç defa çaresiz kaldım
Ben ne zanan aman dedim
Sürsün gitsin davam dediim
Bozulmasın havam dedim
Her şekilde devam dedim
Ben ne zaman tamam dedim
Sevgi ile sana geldim
Can deyip de cana verdim
Hep barıştan yana idim
Ben ne zaman vuram dedim
Ferdaliyim yazan çizen
Arada sırada gezen
Olmadım hiç oyun bozan
Ben ne zaman duram dedim
Ferda Nayman
Güne gölge değdi akşam göründü
Saatler geceye varmak üzere
Seven gönüll hasretlere büründü
Vedalar kederi sarmak üzere
Saatin atında zamanın teri
Dört nala gidiyor dönmüyor geri
Ayrılık baltası temiz hisleri
Paramparça edip yarmak üzere
Beklenen çiçekler açmıyor dalda
Gözler esir olmuş bakıyor yolda
Hep bir telaş mevcut seven her kulda
Vuslatın harcını karmak üzere
Bir ışık hızıyla geçiyor aylar
Sevda türküsünde yükselir vahlar
Stresle hüzünle gerilir yaylar
Oklar ayrılığı vurmak üzere
Ferdaliyim, çile ne yana baksam
Yâre kavuşamam su olup aksam
Desem ki başıma aşk tacı taksam
Felek neden diye sormak üzere
Su gönlümü aşkla verip
Yanında mutlu olduğum
Yüreğine sevgi serip
Sensin benim aşk bulduğum
Seni sevdim yürek coştu
Gönul mutluluğa koştu
Senin ile her şey hoştu
Sensin benim aşk bulduğum
Senden uzak ıradığım
Olmaz işe yaradığım
Gece gündüz aradığım
Sensin benim aşk bulduğum
Kara dediklerim akken
Derdim ve çilem çokken
Hiç aklımda bile yokken
Sensin benim aşk bulduğum
Utangaçlığı kaldırıp
Duygularıma aldırıp
Sevgi kepçemi daldırıp
Sensin benim aşk bulduğum
FERDA NAYMAN
Bugün ruhumun kepenklerini indirdim ve orada biriktirdiğim lüzumsuz her şeyi isteyerek de olsa istemeyerek de olsa atmaya karar verdim. Dostukla saklambaç oynar gibi oynayan bazı insanların geride bıraktığı sahte dostluk kalıntılarını ruhumun temelinden silip atmak istiyorum.
Çünkü artık hayal kırıklıklarının, pişmanlıkların, ihanetin, vefasızlığın ve onca acının kirlettiği kalbimin odasını dezenfekte etmek şart oldu. Silinmesi çok zor da olsa akan gözyaşlarının ruhumda bıraktığı izleri iyice silmem gerekiyor.
Evet bugünden itibaren ruhum temizlik ve tadilat nedeniyle herkese kapalı.
Artık ruhumun huzura ihtiyacı var.
Unutmayın ruh, temiz, havadar, hoş kokulu tutmanız gereken bir evdir. Gerekli temizliği yaptıktan sonra yeniden düzenlemeniz, yeniden dekore etmeniz gerekiyor. İhtiyacınız olmayan şeyleri attıktan sonra boşalan odanın duvarına bir umut tablosu asıp, yere güzel hayallerden oluşan bir halı serip, pencereye bir inanç perdesi asıp ve odanın ortasındaki masanın üzerine de mis kokulu içi gerçek dostlukla dolu bir sepet koyup bir de tüm odayı sevgiyle aydınlattınız mı; işte o zaman,
her yerin tertemiz ve ıhlamur koktuğunu göreceksiniz.
Nasıl bir dünyanın içindeyiz biz
Ne gidenler mutlu ne de kalanlar
Sanki bir rüyanın dibindeyiz biz
Ne gerçekler mutlu ne de yalanlar
Kimisi oturmuş içer efkârdan
Kimisi doğruyu gelir inkârdan
Sevenler şikayet ediyor yàrdan
Ne arayan mutlu ne de bulanlar
Zamane insanı saygıyı silmiş
Herkes her konuda uzman, çok bilmiş
Selâm vermek, zahmet haline gelmiş
Ne verenler mutlu ne de alanlar
Karaya ak demek moda bu ara
Herkes başkasında arıyor kara
Sevgisizlik desen başka bir yara
Ne açanlar mutlu ne de solanlar
Şükürsüz bir hayat yaşıyor kullar
Sevgi dersi veremiyor okullar
Her zaman hinliğe işler akıllar
Ne parasız mutlu ne de olanlar
FERDA NAYMAN
Güller sundum sana ben yüreğimin bağından
Belki de duyguların sesi duyulur diye
Şiire ilham olup gönüllerin dağında
Bir sevdanın uğrunda yola koyulur diye
Niyetler temiz idi akibet masal oldu
Nice efsane sevda bizlere misâl oldu
Yalan bir randevuya hayâller visâl oldu
Böyle büyük sevdanın içi oyulur diye
Gönlündeki fırtına yıktı tarumar etti
Hasret dolu yıllarım beni ahuzâr etti
Kuruttu şu ömrümü solmuş lalezâr etti
O kurumuş çiçekler anı sayılır diye
Duygularım kalbime mucizeyi anlattı
Seviyorum feryadı kulağımı çınlattı
Felek sanki ağzıma acı ķahve damlattı
Belki sarhoş yüreğim böyle ayılır diye
Hasretin elindeydi ,derdin hücum borusu
Ferdayı kemiriyor bu acaba sorusu
Tehdit etti aşkımı ayrılığın korkusu
Belki de bu sevdaya bir gün kıyılı diye
Gözlerimde güllerden kokulu eski burukluk
Esrik bir tebessüm var küskün dudaklarımda
Bağrımda üşüyor bak soğuksu bir suskunluk..
Bir hasret geziniyor bomboş sokaklarımda
"Kimselerin Bilmediği,SEN" Diye Bir Yanım Var..
Her yerimden fışkıran "yâr" dediğim canım var
Gecemin Düşü gibi hâyâlimde Ünüm var
Affedilen suçlarım , serbest yasaklarımda
Bir ilanmış mutluluk, padişah fermanında
Dertleri arıtıyor yüreğim dermanın da
Arıyorum umudu hatıra ormanında
Dünlerin içinde kalan yarınlarımda
Nereye gidiyoruz söylesene sevgili
Savruluruz deryada kaderimiz yetkili
Şimdi gönül sarayı sevmek ile ilgili
Bir yazı yayınlıyor sevda satırlarımda
Bu duygu bana özgün
Aşka taşınıyorum
Yirmi dört saat her gün
Seni düşünüyorum
Duygular yaşıyorken
Yapraklar üzüyorsun
Güle çiğ düşüyorsun
Seni düşünüyorum
Karalar bağlıyorken
Şiirler çağlıyorken
Bulutlar ağlıyorken
Seni düşünüyorum
Bir sigara yakıp da
Aşk tacını takıp da
Uzaklara bakıp da
Seni düşünüyorum
Hâyâlimde, hülyamda
Kendi sevgi dünyamda
Gerçeğimde rüyamda
Seni düsünüyorum
Ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz,
işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz.
Çünkü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde.
Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.
Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz,
sizin de gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor
ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.
Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.
Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız,
takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz,
korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.
Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...
Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen, sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte.
Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.
Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur...!
Seni görür görmez başladı sevda
Aşkı bende taşımak ne kadar güzel
Böyle sevmek için yayılsın moda
Seni sende yasamak ne kadar güzel
Gönül ocağında ateş yakarak
Ruhun yakasına çiçek takarak
Ellerini tutup göze bakarak
Sevgiye ulaşmak ne kadar güzel
Sevmeyen bilemez der ki aşk nerde
Sevgiler tütüyor aşk olan serde
Gözlerden ırakta tenha bir yerde
Yâr ile buluşmak ne kadar güzel
Onu özleyip de delicesine
Gönül bahçesinde çiçekçesine
Yalandan uzakta gerçekçesine
Hasretle dalaşmak ne kadar güzel
Sevda sokağında ışıklar saçıp
Gönül diyarında aşka yer açıp
Sevda kanadıyla,havaya uçup
Bulutta dolaşmak ne kadar güzel
Felek tezgâhında oyun bozarak
Duygu kalemiyle siper kazarak
Ferdali,adını aşka yazarak
Sevda ile taşmak ne kadar güzel
Son Köşe Yazıları
Ömür boyu dürüst oldumHerşey helal olsun dedim Arayıp doğruyu buldum Ben ne zaman haram yedim U...
(10 Temmuz 2026 12:45:57)
ADALET KAVRAMITanımlanması en güç hukuki kavramlardan biri adalet kavramıdır. Adalet tarihsel süreç içinde tüm kültürler...
(09 Temmuz 2026 10:25:30)
Güne gölge değdi akşam göründüSaatler geceye varmak üzereSeven gönüll hasretlere büründüVedalar kederi sa...
(09 Temmuz 2026 00:17:54)
Dünya yarılıyor, insanlar şaşkınYarada çoğalan ıstırap aşkınYağışlar kor ateş, zemin kaynıyorHer taraf lav seli, her ta...
(08 Temmuz 2026 21:29:29)
Asr Suresi’nin ilk iki ayeti çok kısa görünür ama insan hayatını sarsacak kadar derindir:Bismillahirrahmanirrahim,“Asra ...
(08 Temmuz 2026 15:08:44)