Akif Manaf’a “Yemen-Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü” Verildi
International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı, barış aktivisti ve dünyaca ünlü yazar Akif Manaf ülkeler arasındaki dostluk ve barış ilişkilerine sunduğu önemli katkılar nedeniyle Türkiye’deki Yemenliler Derneği tarafından “Yemen- Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü”ne layık görüldü.
Ödül, Türkiye’deki Yemenliler Derneği Başkanı Sayın Dr. Vahid Alfurais tarafından takdim edildi. Vahid Alfurais ödülü takdim ederken şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’deki Yemenliler Derneği adına, küresel barışa sunduğu tüm değerli katkılar nedeniyle Sayın Akif Manaf’a Yemen-Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü’nü takdim etmekten onur duyuyoruz.”
Manaf’a Tüm Dünyadan Barış Ödülleri
Manaf barış alanındaki aktif çalışmaları kapsamında yurt içi ve yurt dışından çok sayıda ödüle layık görülüyor. Kendisine Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ödülü ve İsveç’ten Global Peace Prize ödülleri sunulmuştu. Bunun yanı sıra Manaf’a, Türkiye’den Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü, Küresel Barış Ödülü, Yılın Barış İnsanı Ödülü, Barış Sanatı Ödülü, Barış ve İnsan Hakları ödülü, BULTÜRK Barış Ödülü, Sosyal Adalet ve Toplumsal Barış Ödülü, Küresel Bilinç ve Barış Ödülü, Evrensel Kardeşlik ve Barış Ödülü, Türk Dünyası Barış Ödülü, Özgürlük ve Barış Ödülü, Dayanışma ve Barış Ödülü, Diyalog ve Barış Ödülü, Barış için İnsanlık Ödülü, Birlik ve Barış Ödülü, Kadın ve Barış Ödülü, Umut ve Barış Ödülü, Hoşgörü ve Barış ödülü, Demokrasi ve Barış Ödülü, Nijerya-Türkiye Dostluk ve Barış Ödülü, Eşitlik ve Barış Ödülü, Engelsiz Yaşam ve Barış Ödülü, Kültür ve Barış Ödülü ile Eğitim ve Barış Ödülleri takdim edilmişti.
Akif Manaf: “Gerçek barış süreci, halklar arası dayanışma, dostluk ve kardeşlik duygularının geliştirilmesine dayanmaktadır.”
Ödülün takdiminde konuşan Manaf şu ifadeleri kullandı:
“Dostluk barış, düşmanlık ise savaş demektir. Gerçek barış süreci, halklar arası dayanışma, dostluk ve kardeşlik duygularının geliştirilmesine dayanmaktadır. Yeryüzünde herkesin önceliği barış olursa ve herkes çevresiyle barış yaparsa barış bozulmaz.”
Akif Manaf’tan Küresel Barış İçin Somut Projeler
Ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda barış ödülünün sahibi olan yazar Akif Manaf’ın, küresel barışın sağlanmasına yönelik aktif çalışmalarına bakıldığında, birçok somut barış projesine öncülük ettiği görülüyor.
Manaf’ın özellikle yaklaşık yirmi dilde yayımlanan ve dünyadaki okurlar tarafından bir barış manifestosu olarak benimsenen “Barış Psikolojisi” kitabı, barış alanındaki somut çalışmalarının merkezinde yer alıyor. Dünyaca ünlü yazar ayrıca “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”, “Barış Sanatı Programı” ve “Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü” gibi birçok önemli somut barış projesine de öncülük ediyor.
Manaf, yıl içinde farklı ülkelere yaptığı ziyaretlerde başta akademik çevreler, üniversite öğrencileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri olmak üzere birçok kesimle barış temalı buluşmalar ve söyleşiler gerçekleştiriyor ve bu faaliyetler aracılığıyla barış farkındalığının yükselmesine katkı sağlıyor.
Yazarın, barış alanındaki faaliyetlerini ilerleyen süreçlerde de aralıksız olarak sürdüreceği; özellikle “Barış Psikolojisi” kitabının yayımlandığı yeni ülkeler başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde okurlar ve barış gönüllüleriyle bir araya geleceği bildiriliyor.
ADALET KAVRAMI
Tanımlanması en güç hukuki kavramlardan biri adalet kavramıdır. Adalet tarihsel süreç içinde tüm kültürlerde en üstün değer olarak kabul edilmiştir. Adalet tüm toplumlarda kurulu hukuki düzenin kaynağını oluşturur. Adalet olgusu insan bedenindeki ebedi özden kaynaklanmaktadır. Adalet duygusu her zaman vardır ve insan gündeminden asla düşmez.
Bireyin adil davranışı akıllı, zeki, bilge, ölçülü olmasından kaynaklanmaktadır. Adalet kişisel olduğu kadar toplumsal da bir olgudur. Adalet devlette karşılığını bulmalıdır. Yalnızca alınan tekamülsel eğitimle adalet tüm gücüyle sağlanabilir ve insanların adil olması sağlanabilir.
Adalet eşitlik kavramını içermektedir ama dünyevi düzeydeki eşitlik kavramı mutlak eşitlik değildir. Her bireye yetenek, onur gözetilmeden eşit davranılması eşitlik ilkesine ters düşecek dolayısıyla adil olamayacaktır.
Adalet insanda sevgi duygusuyla birlikte ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla toplumsal anlamda mutluluk ancak adaletli bir ortamın oluşturulabilmesi ile mümkündür. Geçerli olan hukuk, adil ve sevgi doludur.
Tekamül eden insan hem iyi, hem ölçülü, hem adil, hem de mutludur. Bir anlamda evrenin özü adalettir. Adalet duygusu insanın ebedi özünde potansiyel olarak bulunmaktadır.
Ancak adalet erdemi potansiyelinin ortaya çıkması için birey tekamül etmelidir. Adalet hem bireyde hem de toplumda olmalıdır. Bunun için devlet adamları erdemli kişiler olmalıdır ve erdemli olmaları için de tekamül etmeleri gerekir.
Gerçek şudur ki etik değerler adalet değerine bağlı olarak var olmakta ancak adalet tek başına bağımsız bir değer olmaktadır. Adalet en yüce, mutlak, nesnel ve öznel bir değerdir.
Mutlu değişimler...
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
0530 877 06 04
SIR ZENGİNLİĞİ
Sır kapısından geçmek için ölümün her an gerçekleştiği bilinmelidir. Bedendeki her ücre her an ölmektedir. Her nefes verişinde de birey, aslında öldüğünün farkında olmalıdır.
Birey, sır gücü sayesinde kendini bedenle özdeşleştirmez ve her an ebedi, ölümsüz varlığının farkında olur.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Sırrı Algılama Sanatı" Değişim Programı sayesinde birey, bedenin ölümlü olduğunu, gerçek öz varlığının ise ölümsüz olduğunu bilir. Ölümün varoluşsal sırra açılan bir kapı olduğunu algılar. Ölümden korkmaz ve her an'ını doyasıya yaşar.
Değişmek, gelişmek, olgunlaşmak ve büyümek için eski kişilik ölmeli ve yeni olan insan doğmalıdır. O zaman sır canlanmaya başlar.
Sır, son derece önemli bir zenginlik içermektedir. Sırrı algılamak ve ona yaklaşmak için birey, öz varlığının her an farkında olmalıdır. Şimdiki an'da kalmalı ve farkındalığını yükseltmelidir. O zaman çevrenin koşullandırmaları ve egosal tepkiler sona erer.
"Sırrı Algılama Sanatı" Değişim Programı”nın işleyişinden biraz bahsedelim. Bu program sekiz çalışmadan oluşuyor. Her çalışma kırk beş dakika sürüyor. Her çalışmada sır dolu gerçeğe nasıl ulaşılması ile ilgili derin, kapsamlı teorik bilgilendirmeler ve pratik uygulamalar yapılıyor. Pratik uygulamalar ise nefes, vücut çalıştırma teknikleri ve gerginliği atma tekniklerini kapsıyor. Her çalışmanın uygulanışı dinamik olup, teknikler ardı sıra gelen duruşlardan oluşuyor.
Sırra kavuşmak ve sırrı algılamak için tüm korkulardan kurtulmak gerekir. Cesaret çiçekleri açtığında sır dolu gerçek kendini gösterir; böylece kişinin hayatı heyecan ve mutluluklarla dolu olur.
Değişim Teknikleri Değişim Uzmanları rehberliğinde bilimsel, sistematik ve yöntemli şekilde uygulanıyor. Beden hareketleri nefeslerle birlikte dinamik uygulandığında duygu ve düşünceler yatışıyor. Geçmiş ve gelecekle ilgilenmiyorsunuz. Bu da anda ve şimdi kalmayı kolaylaştırıyor. Bedendeki uyuşukluk gidiyor. Böylece canlanıyorsunuz ve enerjiniz yükseliyor.
Her nefes alışında birey, yeniden doğar ve her nefes verişte ölür. Hiçbir şey geçmişte ve gelecekte olmaz. Her şey şimdiki zamanda gerçekleşir ve tek gerçek zaman, şu an'dır. Geçmiş anılarda, gelecek ise hayallerde mevcuttur.
Birey, sırrı algılamak için şimdide ve burada yaşamalıdır. Geçmiş ve gelecek bırakılmalıdır. Sır, geçmiş ve gelecekte değil, şimdide ve buradadır. Şimdide ve burada yaşamak için birey, değişmeli ve dönüşmelidir.
Her gün değişim ve tekamül tekniklerini uygulayarak birey, yeniden doğmalıdır. Mekanik hayattan özgürleşmeli ve heyecan dolu hayata uyanmalıdır. Böylece farkındalık yükselecek ve bilinçlilik artacaktır.
Değişim teknikleri sayesinde insan ölümün de farkında olur ve ölüm an'ı geldiğinde ölümü kutlar. Hem yaşamı ve hem ölümü kutlayan insan, korkulardan da özgürleşir.
Mutlu değişimler....
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com
nevalkutuk77@gmail.com
0530 877 06 04
NEDENSİZ MUTLULUK
Birey beden olmadığını anlayıp ebedi öz olarak hareket ettiğinde duygular serbest kalır. Birey gerçekten kim olduğunu kavradığında, olmadığı şey olmayı bıraktığında, yapay kişilikten özgürleştiğinde, rol ve maskelerden kurtulduğunda ebedi özüne merkezlenir ve nedensiz mutluluğu yaşar.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Duyguları Aşma Sanatı" Değişim programı sayesinde insan aydınlanır ve ebedi özüne merkezlenerek duygularını bastırmadan ifade eder. Böylece duygular baskılanmaz. Her çalışmada bireyin duyguları bastırmaması için derin, kapsamlı teorik bilgilendirmeler ve pratik uygulamalar yapılıyor.
Duygular çok ince bir frekanstır. Birey bir olayın yaşattığı duyguyu tanırsa ve anlamlandırırsa olumsuz duygular olumlu duygulara dönüşür. Tam nefes tekniği sayesinde öfke şefkate, nefret sevgiye dönüşür ve negatif içerikli duygular yaşanmaz. Duyguların dönüşümünü birey farkındalıklı bir şekilde yaparsa o duygu rahatlıkla ifade de edilebilir.
Birey duygularını serbestçe ifade ettiğinde özgürleşir ve kırıcı olmaz. Birey karşısındakinin duygularını da daha iyi anlar ve ilişkiler daha olumlu, pozitif olur.
Duyguların bastırılması bünyede bir yıkıma neden olur ve içsel çatışma yaşanır. Yalnızca tekamül ve değişim teknikleri sayesinde duygu uyumsuzluğu ortadan kalkar ve varoluşla birlikte akma deneyimi yaşanır. Birey varoluşsal akışta olarak duyguları kabul eder ve onları tekamül yolunda bir araç olarak kullanır.
Mutlu değişimler....
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
0530 877 06 04
Akif Manaf Hoşgörü ve Barış Ödülü’ne Layık Görüldü
International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı, barış aktivisti ve dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, dünya genelinde yürüttüğü barış çalışmaları nedeniyle Üsküp Brezalılar Derneği tarafından “Hoşgörü ve Barış Ödülü”ne layık görüldü. Ödül, Üsküp Brezalılar Derneği Başkan Yardımcısı Sayın Faruk Badem tarafından takdim edildi.
Faruk Badem ödülün takdimi sırasında küresel barışın önemine dikkat çekerek, yazarın bu alanda yürüttüğü çalışmaları takdir ettiklerini ve kendisini bu nedenle bu ödüle layık bulduklarını ifade etti. Üsküp Brezalılar Derneği’nde gerçekleşen ödül takdimi öncesinde, dünyaca ünlü yazarın “Barış Psikolojisi” konulu söyleşisi gerçekleşti. Söyleşi, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
Manaf’a Tüm Dünyadan Barış Ödülleri
Manaf barış alanındaki aktif çalışmaları kapsamında yurt içi ve yurt dışından çok sayıda ödüle layık görülüyor. Kendisine Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ödülü ve İsveç’ten Global Peace Prize ödülleri sunulmuştu. Bunun yanı sıra Manaf’a, Türkiye’den Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü, Küresel Barış Ödülü, Yılın Barış İnsanı Ödülü, Barış Sanatı Ödülü, Barış ve İnsan Hakları ödülü, BULTÜRK Barış Ödülü, Sosyal Adalet ve Toplumsal Barış Ödülü, Küresel Bilinç ve Barış Ödülü, Evrensel Kardeşlik ve Barış Ödülü, Türk Dünyası Barış Ödülü, Özgürlük ve Barış Ödülü, Dayanışma ve Barış Ödülü, Diyalog ve Barış Ödülü, Barış için İnsanlık Ödülü, Birlik ve Barış Ödülü, Kadın ve Barış Ödülü ile Umut ve Barış Ödülleri takdim edilmişti.
Akif Manaf: “Eğer artan sayıda insan kendini savaş oyunlarına kaptırırsa, Üçüncü Dünya Savaşı kaçınılmaz olur.”
Ödülün takdiminde konuşan Manaf şu ifadeleri kullandı:
“Bir insan tercih ettiği oyunlar sayesinde ya yapıcı olur ya da yıkıcı. İşte barış oyunları yapıcıdır, savaş oyunları ise yıkıcıdır. Eğer artan sayıda insan kendini savaş oyunlarına kaptırırsa, Üçüncü Dünya Savaşı kaçınılmaz olur. Artan sayıda insanın kendisini savaş oyunlarına kaptırması nedeniyle şu an Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğine gelmiş bulunmaktayız. Bu nedenle, bir an önce bireylerin iç dünyalarında barışı tesis ederek, yıkıcı savaş oyunlarından uzaklaşmaları çok büyük önem taşıyor.”
Akif Manaf’tan Küresel Barış İçin Somut Barış Projeleri
Akif Manaf’ın küresel barışa yönelik çalışmaları yalnızca teorik söylemlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda somut projelerle de hayata geçiriliyor. Manaf, yaklaşık yirmiye yakın dilde yayımlanan Barış Psikolojisi kitabının yanında, Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü projesine ve Barış Sanatı Programı’ndan Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü’ne kadar birçok önemli barış projesine de aktif biçimde öncülük ediyor.
Dünyaca ünlü yazarın, kalıcı küresel barışın inşasına yönelik çalışmalarını önümüzdeki süreçte de kesintisiz olarak sürdürmesi bekleniyor. Elde edilen bilgilere göre Manaf, özellikle Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı yeni ülkeler başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerini ziyaret ederek okurları ve barış gönüllüleriyle bir araya gelmeye devam edecek.
ACI FARKINDALIĞI
Hayaller, istekler, arzular ve beklentiler karşılanmayınca insan hayal kırıklığı yaşar. Bunun sonucunda da acılar oluşur. Eğer bunlardan vazgeçilmezse, birey acılarla yüzleşmek zorunda kalır. Zevk arayışları, bireyi acılara sürükler. O yüzden acılarla yüzleşmek için acıların farkına varılmalıdır.
Acıyı anlayınca ve onunla yüzleşince acılardan özgürleşme oluşur. Acıdan özgürleşince zevkin peşine de düşülmez. Böylece zevk ve acı iyiliği aşılır. Acıdan özgürleşmek için öncelikle acının ne olduğunu anlamak gerekir.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Acı Yönetimi" Değişim Programı sayesinde acının hangi durumlarda ortaya çıktığı bilinecektir. Böylece kişi, acı gelmeden önce tedbirlerini alacaktır. Acıdan kaçmayınca ve onunla yüzleşınce acıdan ders de alınabilir. Acının bireye ne anlattığı algılanır. O yüzden acıyı kabullenmek gerekir.
"Acı Yönetimi Sanatı" Değişim Programı”nın işleyişinden biraz bahsedelim. Bu program sekiz çalışmadan oluşuyor. Her çalışma kırk beş dakika sürüyor. Her çalışmada acıdan nasıl özgürleşilmesi ile ilgili derin, kapsamlı teorik bilgilendirmeler ve pratik uygulamalar yapılıyor. Pratik uygulamalar ise nefes, vücut çalıştırma teknikleri ve gerginliği atma tekniklerini kapsıyor. Her çalışmanın uygulanışı dinamik olup, teknikler ardı sıra gelen duruşlardan oluşuyor.
Değişim Teknikleri Değişim Uzmanları rehberliğinde bilimsel, sistematik ve yöntemli şekilde uygulanıyor. Beden hareketleri nefeslerle birlikte dinamik uygulandığında duygu ve düşünceler yatışıyor. Geçmiş ve gelecekle ilgilenmiyorsunuz. Bu da anda ve şimdi kalmayı kolaylaştırıyor. Bedendeki uyuşukluk gidiyor. Böylece canlanıyorsunuz ve enerjiniz yükseliyor.
Acının nedeni anlaşıldığında acıdan ders alınır ve artık acı, bir sonraki aşamada rahatsızlık vermez. Acıdan özgürleşmek için yaşam tarzı değistirilmelidir. Bunun için kişi, kendini keşfetmeli ve kim olduğunu anlamalıdır.
Her gün uygulanan değişim ve tekâmül teknikleri sayesinde kişi, istek, arzu ve beklentilerden özgürleşmeye başlar. Duyguların, düşüncelerin, eylemlerin farkında olur. Eğer hayatla ilgili sorumluluk tam olarak kabullenilirse acılar zevke dönüşür.
Acılardan kaçmamak, acılardan özgurlesmek için büyük bir adımdır. Acılarla yüzleşince acının kişiye ne anlattığı da kolayca anlaşılır.
Mutlu değişimler.....
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com.tr
nevalkutuk77@gmail.com
0530 877 06 04
SUÇLULUK VE SORUMLULUK
Suçluluk duygusu iç dünyada ortaya çıkar. İnsan yalnız olduğunda suçluluğu daha fazla yaşar. O yüzden suçluluk duygusu altında ezilen birey tek başına kalamaz. Suçluluk duyan kişi, davranışına odaklanır ve hata yaptığını algılar.
Suçluluk duygusu insanın sosyal davranışlarını yönlendirmektedir. Herhangi bir davranış sonucu insan kendini yargılandığında bir gerilim oluşur. Bu gerilim suçluluk duygusuna neden olur.
Birey hatalı davranışlarını telafi etmek için sosyal davranışlara yönelir. Herkes toplamda başarılı olmak ister çünkü çocukluktan beri başarılı olmaya koşullanmıştır. Eğer başarı gerçekleşmezse bu, bireyde olumsuz duygulara neden olmaktadır.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Suçluluk Duygusundan Özgürleşme" Sanatı Değişim Programı sayesinde birey hem toplumsal hem de bireysel olarak başarılı olur. Hatalarını kabul ederek sorumluluk üstlenir. Kendini suçlamak yerine kendini sever ve kabul eder. Böylece yapay olan suçluluk duygusu buharlaşmaya başlar.
"Suçluluk Duygusundan Özgürleşme Sanatı" Değişim Programı” ile birey suçlu değil ama sorumluluk sahibi olduğunu kavrar. Her çalışma kırk beş dakika sürüyor. Her çalışmada bireyin kendini kabul etmesi ve suçluluktan özgurleşmesi ile ilgili derin, kapsamlı teorik bilgilendirmeler ve pratik uygulamalar yapılıyor.
Değişim Programı, beden hareketleri nefeslerle birlikte dinamik uygulandığında duygu ve düşünceler yatışıyor. Bu da anda ve şimdi kalmayı kolaylaştırıyor. Böylece enerji yükselerek farkındalık artıyor.
Her gün uygulanan değişim ve tekâmül teknikleri sayesinde birey hem kendini hem de başkalarını affeder. Hatalarını görür ve düzeltmeye çalışır. Kendini kabullenir ve teslimiyet içinde olur. Bilinç altı arınır ve birey pozitif yönde değişmeye başlar.
İnsan suçluluk duygusu ile sürekli yaşamamalı ve bu duygunun esaretinde olmamalıdır. Birey bir beden olmadığını, bedenin içinde bulunan ebedi öz olduğunu anladığında ve idrak ettiğinde suçluluk duygusundan kurtulur. Farkındalık yükselir ve birey, bilinçli eylemlerde bulunur.
Mutlu değişimler...
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com.tr
nevalkutuk77@gmail.com
0530 877 06 04
ŞİMDİNİN FARKINDALIĞI
Farkındalığın gelişmesi için geçmişi bırakmak, geleceği düşünmemek ve şimdide kalmak gerekir. Şimdinin farkındalığı en gerçek andır. Birey hayatı sorgularsa, duygu ve düşüncelerinin farkında olursa yaşam da anlamlı, mutlulukla dolu geçer. Çünkü o zaman birey kendinin farkındadır ve öz merkezle iletişimdedir.
Farkındalık sayesinde bir değişim, dönüşüm yaşanır. Birey şimdide kalır ve anın gerçekliğini yaşar. Birey her anın, her duygusunun, her düşüncesinin farkına vardığında yaşam anlamlı ve mutluluk dolu olur. Adeta bir uyanış gerçekleşir. Birey tek boyutlu yaşamdan çok boyutlu yaşama geçer.
Uyanmış olan birey gerçeği olduğu gibi görür ve kendisinin farkında olur. Her türlü negatif düşünce pozitif düşüncelere dönüşür. Dünya Değişim Akademisi’nde "Farkındalık Sanatı" Değişim Programı sayesinde birey şimdiki anda olup bitenlerin farķında olur. Her an bilinçli bir şekilde yaşanır. Her an birey duygularının da farkında olur, o zaman bireyi negatif olarak etkileyen öfke de şefkate dönüşmeye başlar.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Farkındalık Sanatı" Değişim Programı sayesinde her an farkındalıkla yaşanır. Farkındalık ile birlikte yaşam daha anlamlı olur.
"Farkındalık Sanatı" Değişim Programı ile birey eylemlerini farķındalıkla gözlemler. Hatalarının farkına varır. Her çalışma kırk beş dakika sürüyor. Her çalışmada farkındalığın gelişmesi ve anda kalmak için derin, kapsamlı teorik bilgilendirmeler ve pratik uygulamalar yapılıyor.
Değişim Programı, beden hareketleri nefeslerle birlikte dinamik uygulandığında duygu ve düşünceler yatışıyor. Bu da anda ve şimdi kalmayı kolaylaştırıyor. Böylece enerji yükselerek farkındalık artıyor.
Her gün uygulanan değişim ve tekâmül teknikleri sayesinde aceleci davranışlar son bulur ve birey teslimiyet içinde akar. Kabullenme gerçekleşir ve birey aynı hataları yapmaz. O zaman pişmanlık acıları da yaşanmaz.
Mutlu değişimler....
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
GÜVEN GÜCÜ
Güven gücü sayesinde bireyin farkındalığı yükselir, zekası uyanır ve içindeki saf sevgi uyanır. Güvenmek, insanın ebedi varlığında mevcuttur. Güven ne kadar fazla olursa insanların birbirleriyle olan ilişkisi de artar.
Kendine güvenen insan herkese güvenir ve kendini seven insan herkesi sever. Bir insan mutlak güven sayesinde değişim ve dönüşüme uğradığında ebedi özüne merkezlenir. Beden ile olan özdeşleşme biter ve varoluşsal deneyimler yaşanır. Bu deneyimler içsel coşkuyu artırır ve bireyi doğal haline geri getirir. Doğal ve kendisi gibi hareket eden insanın sezgileri artar ve içgörü, duru işiti potansiyeli devreye girer.
Dünya Değişim Akademisi’nde "Özgüven Sanatı" Değişim programı sayesinde birey herkesi dikkatlice dinler, onları anlar, söylenenlerin doğru olup olmadığını sezgileri sayesinde algılar. Böylece güvenir veya güvenmez. İnsan ebedi özüne merkezlenir ve varoluşsal bir dengeye, ahenge ulaşır. Birey varoluşla uyum halinde olur ve kendini varoluşun akışına bırakarak teslim olur. Teslimiyet ve kabullenme sayesinde de birlik ve bütünleşme gerçekleşir.
Birey kendisi ve çevresi ile sağlıklı iletişim kuruyorsa bir uyum oluşur ve bu uyum sayesinde güven gücü artar. Özgüveni yüksek olan insanın özgürlüğü artar ve gerçeklik içinde kalır. Bu gerçeklik sayesinde birey şimdiki anda kalır ve geçmiş, gelecekten özgürleşir. Şimdiki anı tamamen kabul eden insanın zihni negatif düşüncelere kaymaz; daima odaklı olur.
Bir insan kendine güveniyorsa başkaları tarafından kontrol edilemez ve korkutulamaz. Özgüveni yüksek olan insan kendinden emindir ve sorumluluk sahibidir. İşlerini kendisi yapar ve kimseye muhtaç olmaz. Ayrıca başkalarının işlerine de karışmaz.
Özgüveni yüksek olan insan daima başarılı olur ve hiçbir zaman güven eksikliği yaşamaz. Bu yüzden de kabulleniş, hissediş, affediş ve teslim oluş yaşanır. Güvenen her zaman kazanır, güvenmeyen ise kaybeder. Kendine güvenen değişim sayesinde daha çok güvenle dolup taşar ve bu özgüveni de herkesle paylaşır.
Mutlu değişimler...
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com.tr
nevalkutuk77@gmail.com
0530 877 06 04
KUŞKU KAPISI
Kuşku birşeyin doğruluğundan ya da gerçekliğinden tam emin olamama durumudur. Zihin, "acaba doğru mu?" diye sorar. Kuşku doğru kullanıldığında oldukça yararlıdır. Doğruyu bulmayı sağlar. Kuşku sayesinde hemen inanmak yerine araştırılır ve daha doğru sonuçlara ulaşılır.
Kuşku insanı hatalardan korur çünkü körü körüne güvenmek hatalı sonuçlar doğurur. Kuşku sayesinde eleştirel düşünce gelişir ve daha iyi karar verilir. Fakat kuşku eğer fazlaysa zarar da doğurabilir çünkü birey gereksiz yere kaygı yapar ve bu da strese neden olur. Karar vermek zorlaşır ve insan ilişkileri zedelenebilir. Bu yüzden herşeye inanmak yerine, araştırıp, sorgulayıp, yapıcı olarak eleştirmek daha iyidir. Bu yüzden dengeli kuşku çok önemlidir.
Güvensizlik ise daha kalıcı ve güçlüdür. Bu durumda kanıt olsa bile birey yine de ikna olmayabilir. O yüzden kuşku geçici, güvensizlik ise kalıcıdır. Kuşku insanı araştırmaya götürürken güvensizlik ise uzaklaştırır. Kuşku değişebilir ama güvensizlik çok zor değişir.
Bir insan gerçekle ilgili sorular sorup, cevaplarını bulduğunda rahatlar ve kuşkular böylece buharlaşmaya başlar. Artık kuşkulara yer kalmaz. Birey kendini bedenle özdeşleştirmediğinde, ebedi varlık olduğunu anladığında değişim yolunda yürümeye başlar.
Değişim dolu hayat bireyi coşturur, mutlu eder çünkü artık bireye hiçbir şey dayatılmaz. Birey kendi deneyimleri sayesinde gerçek yaşama adım atar. Birey kuşkuların neden olduğu soruları sormaya başlayınca doyurucu yanıtlar bulur ve değişim yoluna adım atar.
Birşeye inanan kişi gerçeği aradığında, buldukları sadece inandıklarının bir yansımasıdır. Birey bir şeye inanarak aradığında gerçek dışı şeyler bulur ve o zaman tüm çabalar boş kalır. Dünya Değişim Akademisi’nde "Kuşkuları Giderme Sanatı" Değişim programı sayesinde birey nihai gerçeğe giden yolda yürümeye başlar. Doğru sorular sorulur, tatmin edici yanıtlar bulunur; birey gitgide inançlardan özgürleşir.
Birey kuşkulandıkça ve sorular sordukça arınmaya başlar. Zeka uyanır ve zihin aşılarak zihnin ötesine geçilir. Böylece birey saflaşır ve masumlaşır. Cesaret sayesinde farkındalık artar ve artık birey,( gerçeği kendi çabalarıyla görür. İnançlar ve dayatmalar son bulur; koşullanmalar ortadan kalkar.
Kuşku kapıları açıldığında birey insanüstü olmaya adım atar ve dayatmalar yüzünden oluşmuş koşullanmalar ortadan kalkar. Birey artık hipnozdan çıkar ve bir robot gibi mekanik davranmaz. Tepkileri, davranışları doğal ve içten olur. Soru sormak, düşünmek, sorgulamak, araştırma yapmak ortaya çıktığında öğretiler son bulur. Gerçek dışı saçmalıklara inanmak ortadan kalkar.
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com.tr
0530 877 06 04
Son Köşe Yazıları
AŞK uğruna bu dünyadaVurulduğum bu son olsun Uyanıkken bir rüyada Yorulduğum bu son olsunKırmızı da ve sarıdaK...
(14 Temmuz 2026 15:35:10)
MİMAR SİNAN Mimar Sinan 1490 yı...
(13 Temmuz 2026 16:21:46)
Tek kötü sözDememiştim sana Görür görmezSevgi mi dilendimAşk mı dilendimSevda mı dilendimKi kırmak istemedim diyorsunOla...
(13 Temmuz 2026 12:38:22)
Yıllar şu gibi akıp gidiyor ve biz geriye dönüp baktığımızda geçip giden yıllara şaşırıp kalıyoruz. Yıllar geç...
(13 Temmuz 2026 12:14:42)
Bir anda herşey değişebilir belki,Dünya tersine döner, kuşlar ötmez eskisi gibi,Dalgalar terk edip gitse de sevdiği deni...
(13 Temmuz 2026 11:56:11)