logo
Yükleniyor...
logo
add image

GAZİULAŞ VE DİGİTURK’TEN TOPLU TAŞIMADA DİJİTAL EĞLENCE DÖNEMİ
HABER: ALİ DUYSAK | 04.06.2026 19:19

GAZİULAŞ VE DİGİTURK’TEN TOPLU TAŞIMADA DİJİTAL EĞLENCE DÖNEMİ

GAZİANTEP-  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Digiturk iş birliğinde mevcut beIN CONNECT uygulaması üzerinden toplu taşıma yolcuları,...


add image
GAZİULAŞ VE DİGİTURK’TEN TOPLU TAŞIMADA DİJİTAL EĞLENCE DÖNEMİ
04.06.2026 19:19

GAZİULAŞ VE DİGİTURK’TEN TOPLU TAŞIMADA DİJİTAL EĞLENCE DÖNEMİ

GAZİANTEP-  Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Digiturk iş birliğinde mevcut beIN CONNECT uygulaması üzerinden toplu taşıma yolcuları, otobüs ve tramvaylarda ücretsiz olarak film, dizi, belgesel ve seçili Trendyol Süper Lig maçlarını izleyebilecek. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı GaziUlaş ile Digiturk iş birliğinde hayata geçirilen ve Türkiye’de yerel yönetimlerde bir ilk niteliği taşıyan çalışmayla beIN CONNECT uygulaması üzerinden uygulanacak dijital proje, düzenlenen tanıtım toplantısı ve imza töreniyle kamuoyuna anlatıldı. Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programla birlikte şehir içi toplu taşıma araçlarında yeni bir dijital hizmet dönemi başladı. Uygulama sayesinde otobüs ve tramvay yolcuları, yolculukları boyunca beIN CONNECT platformunda yer alan film, dizi ve belgesel içeriklerine ücretsiz erişim sağlayabilecek. Ayrıca kent içi ulaşımdan yararlanan yolcular, araçtan indikten sonraki 24 saatlik sürede farklı bir internet ağına bağlanmadığı sürece uygulamadan faydalanabilecek. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen uygulamayla kent içi ulaşım, yalnızca bir ulaşım hizmeti olmanın ötesine taşınarak dijital eğlence deneyimine dönüştürülüyor. Yolcular ayrıca Gaziantep Futbol Kulübü’nün karşılaşmaları da dahil olmak üzere Trendyol Süper Lig’de mücadele eden 14 takımın kendi aralarında oynadığı müsabakaları herhangi bir üyelik şartı olmadan ve ücretsiz şekilde izleyebilecek. Uygulama kapsamında Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve Fenerbahçe’nin karşılaşmaları yer almayacak. ŞAHİN: “YENİ UYGULAMAYLA VATANDAŞLARIN YOLCULUK SÜRELERİ DAHA VERİMLİ HALE GELECEK” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, projenin Türkiye’de ilk kez Gaziantep’te hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İlklerin ve enlerin şehri Gaziantep’te yeni bir ilki daha başlatıyoruz. Gerçekten heyecan verici bir proje. Çünkü zamanın ruhu bu” dedi. Yeni uygulamanın vatandaşların yolculuk sürelerini daha verimli geçirmesine katkı sağlayacağını aktaran Şahin, “Otobüsün içerisinde ulaşılabilirlik, güven, farkındalık ve hizmet kalitesi var. Vatandaşlarımız yolculuklarını kaliteli içeriklerle değerlendirecek” diye konuştu. “BU ÇALIŞMA DİĞER 80 İLE ÖRNEK OLACAK” Gaziantep’in öncü şehir kimliğine dikkat çeken Şahin, “Bu çalışma diğer 80 ile örnek olacak. Ben inanıyorum ki yarın diğer şehirlerden de talep gelecek. Çünkü öncü şehir Gaziantep bunu başarıyorsa doğru modeli kurmuştur” diye konuştu. Bilgiye erişimin önemine vurgu yapan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı: “Bilgi ekonomisi çağındayız. Bilgiye ulaşmamız, onu doğru yerden alıp vatandaşımızın hizmetine sunmamız gerekiyor. Bu projede de sektörünün en iyileriyle çalışıyoruz.” ÇAMLIBEL: “BU PROJE FAALİYET GÖSTERDİĞİMİ 42 ÜLKE AÇISINDAN ÖRNEK BİR UYGULAMA”Digiturk Satıştan Sorumlu Grup Başkanı Aydın Çamlıbel, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile hayata geçirilen iş birliğinin Türkiye’de ve dünyada bir ilk olduğunu belirterek, “Bu proje yalnızca Türkiye için değil, faaliyet gösterdiğimiz 42 ülke açısından da örnek bir uygulama niteliği taşıyor” dedi. Projenin Katar’daki şirket yönetimine de sunulduğunu aktaran Çamlıbel, uygulamanın büyük ilgi gördüğünü ve benzer projelerin farklı ülkelerde de hayata geçirilmesinin planlandığını ifade etti. Digiturk olarak vatandaşların zamanlarını kaliteli içeriklerle değerlendirmelerini hedeflediklerini kaydeden Çamlıbel, “Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile ortak hedefimiz vatandaş memnuniyetini artırmak. Yolculuk sürelerinde film, dizi, belgesel ve spor yayınlarıyla vatandaşlara daha keyifli bir deneyim sunacağız” diye konuştu. NUMAN NAFİZ ŞAHİN: “DİJİTAL İÇERİKLERİN ULAŞIM AĞIYLA BULUŞMASI ÇOK ÖNEMLİ”Gaziantep Gençlik ve Spor İl Müdürü Numan Nafiz Şahin, yerel yönetimler tarafından Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen projenin spor kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını belirterek, “Dijital içeriklerin ulaşım ağıyla buluşması çok önemli ve kıymetli bir çalışma oldu” dedi.  Gaziantep’in spor alanında önemli bir şehir olduğunu vurgulayan Şahin, “Süper Lig’den basketbola, voleyboldan hentbola kadar birçok branşta önemli takımlara sahip olan Gaziantep’te bu hizmetin Türkiye’de ilk kez uygulanması spor adına çok kıymetli ve değerli” diye konuştu.GENEL SEKRETER SEZER CİHAN DA UYGULAMANIN ÖNEMİNE DİKKATİ ÇEKTİ Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Sezer Cihan, toplu ulaşımda dijital dönüşümü sürdüren Büyükşehir Belediyesinin, beIN CONNECT iş birliğiyle yolcuların seyahat sürelerini daha verimli ve keyifli geçirmesini sağlayacak yeni bir uygulamayı hayata geçirdiğini söyledi. Cihan, günlük yaklaşık 250 bin kişinin kullandığı toplu ulaşım araçlarında vatandaşların film, dizi, belgesel ve spor içeriklerine ücretsiz erişebileceğini belirterek, uygulamanın Türkiye’de ilk kez Gaziantep’te hayata geçirildiğini ifade etti. Konuşmaların ardından iş birliği protokolü imzalandı. Daha sonra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve protokol üyeleri, uygulamayı teknik ekip eşliğinde otobüs içerisinde test etti. YOLCULARA ÜÇ ADIMDA ÜCRETSİZ ERİŞİM Uygulamadan yararlanmak isteyen yolcular ilk olarak akıllı telefonlarıyla ücretsiz GaziUlaş Wi-Fi ağına bağlanacak. İkinci aşamada yolcular, telefonlarında beIN CONNECT uygulaması bulunmuyorsa uygulama mağazalarından indirerek kurulum yapabilecek. Uygulamayı daha önce yüklemiş olan kullanıcılar ise doğrudan giriş yapabilecek. Ayrıca araçlarda yer alan QR kodlar aracılığıyla uygulamaya hızlı erişim sağlanabilecek. Son aşamada ise yolcular, seyahatleri boyunca Gaziantep FK karşılaşmalarından film, dizi ve belgesellere kadar uzanan birçok içeriği internet paketlerini kullanmadan ücretsiz olarak izleyebilecek.HABER: ALİ DUYSAK   

Gediz için tarihi çağrı: Suyun siyaseti olmaz, sadece geleceği olur
04.06.2026 17:16

Gediz için tarihi çağrı: Suyun siyaseti olmaz, sadece geleceği olur

İZMİR-  Gediz Nehri'ndeki kirliliğin tarımdan halk sağlığına, yeraltı sularından İzmir Körfezi'ne kadar uzanan etkilerine dikkat çeken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ortak basın açıklamasında “suyun siyaseti olmaz” diyerek tüm kurumlara ortak mücadele çağrısında bulundu.Gediz’deki kirliliğin yalnızca belirli bölgeleri ilgilendirmediğini söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, havza bazlı mücadele çağrısı yaparak, “Manisa’da nehre karışan bir kirletici, Menemen Ovası’ndaki toprağa, İzmir Körfezi’ndeki denize ve sonunda hepimizin sofrasına ulaşıyor. Bu nedenle bu kirlilik artık noktasal bir sorun olmaktan çıkmıştır” diye konuştu.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Her kurum amasız, fakatsız iş birliği içinde olmalıdır. Gediz temiz akana, İzmir Körfezi temizlenene ve topraklarımız sağlık saçana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi. Besim Dutlulu ise “Havza üzerindeki tüm belediyeler, ilgili tüm kuruluşlar bir araya gelmeli. Gediz’i, Manisa’yı ve İzmir Körfezi’ni korumak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Gediz Havzası'ndaki çevre kirliliğine karşı ortak ses verdi. Dünya Çevre Günü kapsamında Manisa Saruhanlı Otel’de düzenlenen basın toplantısına İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Emre Halil Esenkaya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Erk Kayabaş ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Tülay Yeşillik katıldı.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay basın toplantısında Gediz Nehri'nde tespit edilen ağır metallerin ve kimyasal yükün yalnızca su kaynaklarını değil, tarım arazilerini, gıda güvenliğini ve İzmir Körfezi'nin ekolojik dengesini de tehdit ettiğini söyledi. Başkan Tugay, havza genelinde topyekûn mücadele çağrısı yaptı.Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çiftçi eğitimlerinden kirliliğin azaltılmasına yönelik çalışmalara kadar her alanda iş birliğine açık olduklarını belirterek “Bilimsel veriler ışığında, şeffaf ve ortak bir yol haritası oluşturalım. Havza üzerindeki tüm belediyeler ve ilgili tüm kuruluşlar bir araya gelsin. Gediz’i, Manisa’yı ve İzmir Körfezi’ni korumak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.Yaklaşık bir saat süren toplantının ardından Başkan Tugay ve Başkan Dutlulu basın mensuplarının sorularına yanıt verdi.Tugay: 401 kilometrelik yaşam koridorunu konuşuyoruzOrtak basın açıklamasında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Gediz Nehri'nin yalnızca bir su kaynağı değil, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen bir ekosistem olduğunu söyleyerek, “Bugün burada, sınırları haritalarla çizilmiş idari alanları değil; Murat Dağı'ndan doğup Ege Denizi'ne dökülen 401 kilometrelik bir yaşam koridorunu, yani Gediz'imizi konuşmak için bir aradayız. Gediz Deltası Kuş Cenneti ve İzmir Körfezi bizim için çok önemli. İzmir Körfezi’nde çok uzun yılların getirdiği bir kirlilik var. Biz biliyoruz ki İzmir Körfezi’nin ağzına dökülen Gediz Nehri, körfezin kirlenmesinde önemli bir etken. Murat Dağı’nda tertemiz akan nehir daha sonra nelere maruz kalıyor, bunu görüyoruz. Bunun çok detaylı çalışılması gerekli diye bir süredir Manisa Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, MASKİ, İZDENİZ bu konuyu takip ediyor. Amacımız bizim sorumluluk alanımızda olan bölgelerde kirlilik noktalarını kaydetmek. Bu çalışmalara devam edeceğiz. Görünen o ki hem endüstriyel hem de insani ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklı kirlilik var. Çok farklı noktalarda çok farklı kirlenme süreçleri var. Biz bu konuyla ilgili farkındalık paylaşımlarını yapıyoruz ama Gediz Nehri’nin bazı unsurları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’yla ilgili. Herkes kendine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. Bazı şeyler siyaset üstüdür. Gediz de bunun en güzel örneği” dedi.“Temiz su hakkı ancak bütüncül korumayla mümkündür”Gediz Havzası'ndaki herhangi bir noktada oluşan kirliliğin tüm sistemi etkilediğine dikkat çeken Tugay, güvenli su hakkının ancak havzanın tamamının korunmasıyla sağlanabileceğini söyleyerek, “En temel insani hak olan güvenli su hakkının tam anlamıyla sağlanabilmesi, havza suyunun her bir noktasında, yani bütünsel olarak korunmasıyla mümkündür. Havzada yaşayan her bir canlının, her bir vatandaşın temiz suya ve güvenli gıdaya ulaşabilme hakkı kutsaldır ve bu hakkı korumak bizim asli görevimizdir. Güvenli olmayan besinlerle beslenen insanların sağlıklarının iyi olmasını düşünemeyiz. Bütün havzanın bütüncül olarak değerlendirilmesi gerek. Gediz’in Manisa ve İzmir’in sınırlarını aşan bir yapısı var. Herkesi doğrudan ilgilendiriyor” diye konuştu.“Yeraltı suları kirlendiğinde, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömülürüz”Yeraltı sularındaki kirliliğin giderek arttığını söyleyen Dr. Cemil Tugay, tehlikenin boyutuna dikkat çekerek, “Eğer yüzey ve yeraltı sularımızdaki kirliliği bugün, hemen şimdi sonlandıramazsak çok yakın bir gelecekte tarımsal üretimi sürdüremeyiz. İnsanlar kuyulardan çektikleri suların temiz olduğunu düşünüyorlar ve kullanıyorlar. Yeraltı suları kirlendiğinde, geri dönüşü olmayan bir karanlığa gömülürüz” dedi.Havza bazlı ortak rehberGediz Nehri'nin İzmir Körfezi'nin geleceği açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirten Tugay, “İzmir Körfezi'nin su kalitesini ve ekolojik dengesini belirleyen en temel unsur Gediz Nehri'dir. İzmir tarihinde hiç yapılmadığı kadar büyük bir tarama yapılıyor. Bugüne kadar 1 milyon 200 bin ton dip çamuru temizledik. Bugüne kadar bin tondan fazla deniz marulu temizledik. Körfezin suyunun temizliğini günlük olarak takip ediyoruz. Körfezi kurtarmanın yolu, öncelikle Gediz'i bir bütün olarak kurtarmaktan geçer. Maalesef tarım arazilerimizde bilinçsizce ve aşırı şekilde kullanılan gübreler ile zirai ilaçlar, sadece toprağımızın sağlığını bozmakla kalmıyor; yağmurlarla ve süzülmeyle hem nehrimize hem de yeraltı sularımıza karışarak yaşam kaynaklarımızı zehirliyor. Gediz Havzası üzerinde etkisi ve sorumluluğu olan tüm kurumlara şeffaf ve veriye dayalı bir çağrıda bulunuyorum. Gelin, bu bilimsel raporu havza bazlı ortak bir rehber altlık olarak kabul edelim. Her kurum amasız, fakatsız iş birliği içerisine girsin ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin. Gediz temiz akana, İzmir Körfezi temizlenene ve topraklarımız sağlık saçana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.“Gediz'in Körfez'i kirletmediğini söylemek sorumluluktan kaçmaktır”Gediz Nehri'nin Körfez üzerindeki etkisinin bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu vurgulayan Tugay, bazı çevrelerin bu gerçeği görmezden geldiğini söyleyerek, “Gediz'in Körfez'i kirletmediği söylemi kesinlikle doğru değil. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar ortada. Gediz temiz akmadıkça Körfez'in tamamen temizlenmesi mümkün değil. Bunu söyleyenler sorumluluktan kaçıyor” ifadelerini kullandı.Tüm olumsuzluklara rağmen Körfez'de olumlu gelişmeler yaşandığını da belirten Tugay, yapılan çalışmaların etkisinin görülmeye başlandığını ifade ederek, “Körfez geçmiş yıllara göre daha iyi durumda. Ancak sadece yüzeydeki sorunları çözmek yetmez. Uzun yılların yarattığı dipteki kirliliği de yok etmek gerekiyor. Bakanlığın farklı bölgelerde uyguladığı bazı modellerin İzmir'de de uygulanması gerektiği söyleniyor. Ancak bunların yapılabilmesi için izne ihtiyaç var. İzin vermedikleri bir şeyi yapmadığımız için bizi eleştiriyorlar” diye konuştu.Dutlulu: Gediz can çekişiyorManisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Gediz Nehri’nin Manisa ve Ege Bölgesi için taşıdığı öneme vurgu yaparak, “Bu topraklar sıradan bir toprak değil. Gediz sadece bir nehir değil, yaşamın kendisi. Gediz Türkiye’nin en bereketli tarım alanlarından biridir. Kula’dan Alaşehir’e, Salihli’den Menemen Ovası’na kadar bu nehir sadece suyumuz değil; kültürümüz, geçmişimiz ve geleceğimizdir. Gediz bölge ekonomisi ve tarımı açısından hayati öneme sahip. Artık birbirimizin yüzüne bakarak çok acı ve çok çıplak bir gerçeği itiraf etmek zorundayız. Gediz can çekişiyor. Binlerce yıldır bu toprakları besleyen nehri kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Eğer bugün harekete geçmezsek yarın evlatlarımıza bırakacağımız temiz bir damla suyu dahi bulamayabiliriz” dedi.59 noktada bilimsel takipManisa Büyükşehir Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü izleme çalışmaları hakkında da bilgi veren Dutlulu, Gediz Havzası’nın düzenli olarak takip edildiğini söyledi. Kula’dan İzmir Körfezi’ne kadar uzanan hatta 59 farklı noktadan her ay su numuneleri alındığını belirten Dutlulu, bu örneklerin uluslararası akreditasyona sahip laboratuvarlarda analiz edildiğini kaydetti. “Karşımızdaki tablo bir tahmin ya da iddia değil, laboratuvar sonuçlarıyla ortaya konmuş acı bir gerçektir” diyen Dutlulu, bilimsel verilerin nehirdeki kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterdiğini ifade etti.“Gediz nefes alamıyor”Yapılan analizlerin nehirdeki su kalitesinin birçok noktada alarm verdiğini ortaya koyduğunu söyleyen Dutlulu, “Çıkan sonuçlara göre nehrin birçok noktasında su kalitesi üçüncü ve dördüncü sınıf seviyelerine kadar gerilemiş durumda. Yani Gediz artık nefes almakta zorlanıyor, kendi kendini temizleyemez hale geliyor” dedi.“Sorun Manisa’nın değil, tüm havzanın sorunu”Gediz’deki kirliliğin yalnızca belirli bölgeleri ilgilendirmediğini söyleyen Dutlulu, havza bazlı mücadele çağrısı yaparak, “Manisa’da nehre karışan bir kirletici, Menemen Ovası’ndaki toprağa, İzmir Körfezi’ndeki denize ve sonunda hepimizin sofrasına ulaşıyor. Bu nedenle bu kirlilik artık noktasal bir sorun olmaktan çıkmıştır” diye konuştu.Tüm kurumlara ortak mücadele çağrısıManisa Büyükşehir Belediyesi olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını belirten Dutlulu, çiftçi eğitimlerinden kirliliğin azaltılmasına yönelik çalışmalara kadar her alanda iş birliğine açık olduklarını söyledi. Dutlulu, “Bilimsel veriler ışığında, şeffaf ve ortak bir yol haritası oluşturalım. Havza üzerindeki tüm belediyeler ve tüm ilgili kuruluşlar bir araya gelsin. Gediz’in, Manisa’nın, İzmir Körfezi’nin ve çocuklarımızın geleceği için bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.Gündeme ilişkin soruları da yanıtladıBasın açıklamasının ardından Başkan Dr. Cemil Tugay basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Atık yönetimi konusunda Manisa’ya zarar verecek hiçbir uygulamayı kabul etmeyeceğini vurgulayan Tugay, gündeme gelen uygulamanın yeni bir tesis kurulması anlamına gelmediğini belirterek, “Bu konuda Manisa’ya herhangi bir olumsuzluk getireceğini düşünsem böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmezdim. Zaten konuşulan konu mevcut bir tesis kapasitesinin uygun şekilde ve geçici olarak değerlendirilmesidir” dedi.“İzmir’de 11 tesis başvurusu reddedildi”İzmir’in yıllardır atık yönetimi konusunda merkezi yönetimden gerekli desteği alamadığını söyleyen Tugay, “Birçok yatırım çeşitli gerekçelerle engelleniyor. İzmir’de 11 farklı noktada çöp bertaraf ve yakma tesisi yapmak için başvuruda bulunduk. Her biri farklı gerekçelerle reddedildi. Açıkçası İzmir’de bu sorunun devam etmesi için uğraşan bir anlayışla mücadele ediyoruz” diye konuştu.“İzmir ve Manisa birbirinden ayrı düşünülemez”İki kent arasındaki ilişkinin siyasi tartışmalara kurban edilmemesi gerektiğini belirten Tugay, İzmir ve Manisa’nın ekonomik ve sosyal olarak iç içe geçmiş iki şehir olduğunun altını önemle çizerek, “Biz komşu kentlerden öteyiz. Gün oluyor bizim Manisa’ya ihtiyacımız oluyor, gün oluyor Manisa’nın bize ihtiyacı oluyor. Türkiye’de başka hangi iki şehir bu kadar iç içe geçmiş durumda? Kültürel, ticari ve insani açıdan birbirine bu kadar yakın başka iki kent bulmak zor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile uyum içinde çalışıyoruz. Karşılıklı güvenimiz ve dostluğumuz var. Bu nedenle kentlerimizi ilgilendiren konuları samimiyetle konuşabiliyoruz. Birbirimizi zor durumda bırakacak hiçbir yaklaşım içerisinde olmayız” dedi.İki belediyenin yalnızca bugünün sorunlarını değil, geleceğin risklerini de birlikte değerlendirdiğini belirten Tugay, “Geçen yıl kuraklık döneminde deniz suyu arıtma tesisini birlikte yapmayı, hatta Manisa’nın da yararlanabileceği bir modeli konuştuk. Çünkü bu sorunlar bugün olduğu gibi yarın da devam edecek. İzmir ile Manisa’nın arasını açmaya çalışanlara lütfen kulak asmayın” diye konuştu.Atık su yeniden kullanılacakKullanılmış suların yeniden ekonomiye kazandırılmasının önemine değinen Tugay, geri kazanım projelerinin hızlandırıldığını söyleyerek “Arıtılmış atık suların özellikle tarımsal sulamada değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Geri kazanılmış suyun kullanımını artırmak ve alternatif kaynaklar oluşturmak önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından biri olacak” dedi.“İzmir’de 350 bin kaçak kuyu var”Yeraltı su kaynaklarının kontrolsüz kullanımına dikkat çeken Tugay, en çarpıcı açıklamasını kaçak kuyularla ilgili yaptı: “İzmir'de yaklaşık 350 bin kaçak kuyu bulunduğu bizzat DSİ verilerinde yer alıyor. Bu çok ciddi bir problem. Çünkü ne kadar su çekildiğini tam olarak bilmiyoruz. Yeraltı rezervlerinin hangi hızla tükendiğini sağlıklı şekilde takip etmekte zorlanıyoruz.”Yeraltı su kaynaklarının denetimi konusunda belediyelerin yetkilerinin sınırlı olduğunu belirten Tugay, mevcut mevzuatın gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Yeraltı sularının planlanması, denetlenmesi ve kaçak kullanımların önlenmesi büyük ölçüde merkezi yönetimin sorumluluğunda. Ancak bu sorun giderek büyüyor. Yerel yönetimlerin de sürece daha fazla dahil edilmesi gerekiyor” diye konuştu.“Su yönetimi havza bazlı olmalı”Su kaynaklarının il sınırlarıyla yönetilemeyeceğini belirten Tugay, Gediz Havzası örneğini göstererek bölgesel iş birliği çağrısı yaparak, “Su yönetimini havza bazlı yapmak zorundayız. Bu nedenle İzmir ve Manisa'nın su konusunda birlikte çalışması gerekiyor. Ortak geleceğimiz için ortak çözümler üretmek zorundayız” ifadelerini kullandı.“Bir kuruş para istemiyoruz”Projeler için merkezi bütçeden kaynak talep etmediklerini vurgulayan Tugay, asıl ihtiyaçlarının izin mekanizmalarının çalıştırılması olduğunu söyleyerek, “Ben hükümetin kasasından bir kuruş para istemiyorum. Bize izin verilsin yeter. Finansman kaynağını bulmamız için de izin verilsin. Biz kendi kaynaklarımızı yaratabiliriz. Bugün ne yazık ki hiçbir altyapı çalışması ve hiçbir ulaşım projesi için bulduğumuz dış finansman kaynaklarına izin verilmiyor. Yaklaşık iki yıldır görevdeyim. Bu süreçte çok sayıda proje bekletildi” diye konuştu.İzmir'de yaşanan sürecin kamuoyuna eksik anlatıldığını savunan Tugay, “İnsanlara gerçekleri söylemek lazım. İzmir’de yaşananları herkes görüyor. İzin vermediğiniz bir projeyi yapmadı diye belediyeyi suçlamak doğru değil. Bu etik değil, bu insani değil. Taleplerimizi iletmeye devam edeceğiz. Amacımız çevreyi korumak, Körfez'i temizlemek ve gelecek nesillere daha sağlıklı bir İzmir bırakmak” ifadelerini kullandı.“Ovaya sanayi bölgesi olmamalı”Manisa gibi bir şehirde zamanında tercih edilmesi şehri ona göre düzenlemesi gereken bir şeylerin olduğunu ifade eden Başkan Dutlulu, “Manisa bir ovada sanayi kenti mi olacak tarım kenti mi derken ciddi bir şekilde iki sektörde de önde gidiyor. İki sektörde de ciddi başarılarımız var. Biz Muradiye OSB’yi bu konuda hep örnek gösteriyorum bu OSB kötü bir örnek bir değil. Daha önceki sanayi bölgelerine bakarsanız hepsi sulak alanlarda hepsi ovalarda. Ben yaklaşık 6 sene boyunca Akhisar Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin yönetim kurulu başkanlığını yaptım. Oranın çektiği su Akhisar’ın çektiği sudan daha fazla. Bu da çökmelere sebebiyet veriyor. Şuanda su kaynaklarının çökmelerinin sebebi sanayi bölgelerinin çektiği sudan kaynaklı. Bu da zamanında planlı yapılaşmamadan kaynaklı. Bizim verimli arazilere OSB, fabrika yapmaktan vazgeçmemiz gerek. OSB yaparken bir çok kurumdan izin alınıyor. Endüstri bölgesi yaparken de bu izne bile gerek yok. Endüstri Bölgesinde de ne yapılabileceği bile muamma . Bizler buna tamamen karşıyız. Burada vatandaşların ses çıkarması, platformların ses çıkarması gerek. Bizler de yanlarında oluruz. Şuan bir imzayla açılan yerler bir anda tarım yeri sanayi bölgesi ilan ediliyor. Bunların hepsi hatadır. Manisa’da dağlık kayalık alan çok var ovaya sanayi tesisi sokmamak gerek bu benim şahsi düşüncem” dedi.“Şimdiden deniz suyu arıtma çalışmalarına başlanmalı”Manisa’nın su  konusunda hem şanslı hem de şanssız bir şehir olduğunun altını önemle çizen Başkan Dutlulu, “Yeraltı suyumuz var ama şanslıyız ki 50-70 senedir Manisa’da hiç bir içme suyu barajı yok. En büyük barajımız Demirköprü ama onu da kullanamıyoruz. En büyük şansımız yer altı kaynakları ama bunu kullanırken hem öz kaynağı tüketiyoruz hem de suyu pahalıya kullanmış oluyoruz. Aktif olarak yeraltı sularını az kullanmak gerek. DSİ ile baraj  görüşmelerimiz sürüyor. Akhisar’da Gürdük Barajı var yapımı bitti ancak isale hattı tamamlanmadı. Yapılıp devreye alınsaydı bir şehrin tüm içme suyunu sağlayabilirdik. Kısa vadeli çözümler bunlar. Bizim her ihtimalle deniz suyunu arıtmamız gerek. Foça ya da Aliağa’da bir tesis yapılırsa biz de buna destek sağlarız. Belki de 10 sene sonra mecbur deniz suyunu tüm Türkiye kullanacak. 2-3 sene sonra belki de sondaj yasaklanacak.Uzun vadeli çözümün ilk adımı deniz suyu arıtma. Şimdiden bu çalışmalara iki belediyenin de başlaması gerek” şeklinde konuştu. HABER: EMEL TOPAL -İZMİR 

Başkan Görgel: “Kahramanmaraş Mutfağı Nesilden Nesile Aktarılan Eşsiz Bir Miras”
04.06.2026 17:12

Başkan Görgel: “Kahramanmaraş Mutfağı Nesilden Nesile Aktarılan Eşsiz Bir Miras”

KAHRAMANMARAŞ - Türk Mutfağı Haftası etkinliğinde konuşan Başkan Fırat Görgel, “Kahramanmaraş, toprağında bereketi, mutfağında kültürü, sofrasında kardeşliği yaşatan kadim bir şehir. Kahramanmaraş'ı gastronomi turizminde de daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizin tarihi izlerini taşıyan, tamamen şehrimizin ürünlerinden oluşan 600’ü aşkın reçetenin olduğu yemek kitabı hazırlıyoruz” dedi.  Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri, Büyükşehir Belediyesi Çamlıca Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Programa; Vali Mükerrem Ünlüer, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, İstiklal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan, İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ayten Şenel, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Organizasyonda Kahramanmaraş’a özgü mutfak kültürü ile tescilli lezzetler sergilendi. Maraş dondurmasından tarhanasına, kırmızı biberinden sumak ekşisine, el emeğiyle hazırlanan geleneksel yemeklerden yerel tatlılara kadar geniş bir yelpazede sunulan ürünler vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.  “50 Ürünümüzün Daha Tescilini Almak İçin Çalışıyoruz”Türk Mutfağı Haftası kapsamında düzenlenen etkinliğin, şehrin köklü gastronomi kültürünün tanıtılması açısından son derece değerli olduğunu belirten Başkan Fırat Görgel, “Anadolu'nun kadim mutfak geleneğinden beslenen, Osmanlı saray mutfağının izlerini taşıyan Kahramanmaraş mutfağı; nimete saygıyı, ustalığı ve lezzet anlayışını nesilden nesile aktaran eşsiz bir mirastır. Asırlardır aynı özenle hazırlanan tarhanamız, kuşaktan kuşağa aktarılan çöreğimiz, biberimiz, dünyaya adını duyuran dondurmamız, sıkma peynirimiz, paçamız, düğünlerimizde, bayramlarımızda ve günlük hayatımızda yaşattığımız onlarca yöresel lezzetimiz; Kahramanmaraş’ın kültürünü bugüne taşıyan en güçlü değerler arasındadır Şehrimizin gastronomi potansiyelini daha görünür hale getirmek, yerel üreticilerimizi desteklemek Kahramanmaraş'ı gastronomi turizminde de daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Kahramanmaraş'ın 31 coğrafi işaretli ürünü bulunuyor. Yakın zamanda Fıstık Ezmemizin de tescillini aldık, 50 yeni ürünümüzün daha tescilini almak için çalışıyoruz” diye konuştu. Kahramanmaraş Gastronomi Kitabı HazırlanıyorŞehrin gastronomi zenginliğini yansıtmaya yönelik yemek kitabı hazırlandığını da paylaşan Görgel, “Şehrimizin tarihi izlerini taşıyan, tamamen şehrimizin ürünlerinden oluşan 600’ü aşkın reçetenin olduğu yemek kitabı hazırlıyoruz. Hem Anadolu kültürü hem de dünya gastronomisi için önemli bir rehber olacak çalışmamızı da nihayete erdirdiğimizde yine hemşehrilerimizle paylaşmış olacağız. Bu şehir; toprağında bereketi, mutfağında kültürü, sofrasında kardeşliği yaşatan kadim bir şehirdir. Sofralarımızın bereketinin, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.            

Türkiye’nin en köklü film festivali, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24- 31 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.
04.06.2026 17:04

Türkiye’nin en köklü film festivali, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24- 31 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.

ANTALYA-  Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’in ev sahipliğinde; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Ramazan Demir, Genel Sekreter Yardımcıları Hüsamettin Elmas, Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Cemil Böcek ve Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz’un katılımıyla gerçekleştirilen festival komitesi toplantısının ardından, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 24-31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği açıklandı. Festivalin tüm detaylarının konuşulduğu kapsamlı toplantı sonrasında bu sene 63’üncüsü gerçekleştirilecek festival için çalışmalara başlanıldı. ÖZDEMİR, “BU BÜYÜK GELENEĞİ YENİDEN ANTALYA’DA YAŞATACAĞIZ”Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın simgesi Altın Portakal Film Festivali’nin bu yıl da hem sinema sektörü hem de sinemaseverler açısından en iyi şekilde geçmesi için titiz bir hazırlık içerisinde olduklarını söyledi. Özdemir, “24-31 Ekim tarihleri arasında sanatın, sinemanın ve yaratıcılığın buluştuğu bu büyük geleneği yeniden Antalya’da yaşatacağız. Bu yıl 63. kez düzenleyeceğimiz festivalin kentimize yakışır şekilde olması için var gücümüzle çalışıyoruz. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde buluşmak üzere” ifadelerini kullandı.YAVUZ: “ALTIN PORTAKAL TARİHİNE YAKIŞIR BİR FESTİVAL HAZIRLIYORUZ”63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, “Altın Portakal tarihine yakışır şekilde, bu kez çok daha derin bir azim ve kararlılıkla festivalin yeni edisyonu için çalışmalarımıza başladık. Uluslararası görünürlüğü, ülke sinema kültürümüzün dünyaya tanıtımı ve yabancı sinema profesyonelleriyle buluşma imkanlarını mümkün kılan Türkiye’nin gözbebeği Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu kez her zamankinden daha fazla bir özveri ve kalbi destek ile kapsayıcı ve samimi bir anlayışla gerçekleştirilecek. Antalya’nın sinemamıza, sinemacılarımıza ve film kültürümüze katkısının devamlılığını sağlayarak bu büyük festival mirasımıza karşı sorumluluğumuzu bir an bile unutmadan 63. kez tasarlayacağımız etkinlikte buluşmak dileğiyle” dedi.SİNEMANIN KALBİ BİR KEZ DAHA ANTALYA’DA ATACAKGeçtiğimiz yıl, ulusal kategoride “Tavşan İmparatorluğu” filminin 7 ödülle damga vurduğu, uluslararası kategoride ise “Bir Şair” (A Poet) filminin ‘En İyi Film’ ödülünü kazandığı; ulusal ve uluslararası yarışma seçkilerinin yanı sıra özel gösterimler, söyleşiler ve sektör buluşmalarıyla zengin bir program sunan Altın Portakal, bu yıl da sanatın birleştirici gücüyle Antalya’yı yeniden sinemanın merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Sinemanın gelişimine bugüne kadar önemli katkılar sağlayan festival, katılımcılara yine kapsamlı ve nitelikli bir içerik sunmaya hazırlanıyor. Hem sektör profesyonellerini hem de izleyicileri buluşturacak etkinlikler, Antalya’yı bir kez daha güçlü bir kültürel etkileşim noktasına dönüştürecek. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yarışmalı bölümleri ve Film Forum için başvuru tarihleri ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.  HABER: ELİF DUVAR -ANTALYA 

ŞEHİTKAMİL’DEN 3 MAHALLEYE SOSYAL TESİS  YILMAZ: “YENİ TESİSLER BÖLGEYE DEĞER KATACAK”
04.06.2026 17:01

ŞEHİTKAMİL’DEN 3 MAHALLEYE SOSYAL TESİS YILMAZ: “YENİ TESİSLER BÖLGEYE DEĞER KATACAK”

GAZİANTEP- Şehitkamil Belediyesi, ilçenin farklı noktalarında vatandaşların sosyal, kültürel ve sportif ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımları hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Atalar, Battal ve Işıklı mahallelerinde yapımına başlanan sosyal tesislerde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Tesislerde vatandaşların çeşitli etkinlikler düzenleyebileceği çok amaçlı salonlar, eğitim ve kurs alanları, sosyal etkinlik bölümleri ile farklı yaş gruplarına hitap edecek kullanım alanları yer alacak. Özellikle kadınlar, gençler ve çocukların sosyal hayata daha aktif katılım sağlamasına katkı sunacak tesislerin mahalle kültürünü güçlendirmesi amaçlanıyor. Modern yapısıyla her yaştan vatandaşın faydalanabileceği şekilde planlanan tesislerin kısa süre içerisinde tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. MAHALLEYE DEĞER KATACAKŞehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, göreve geldikleri günden bu yana ilçeninihtiyaçlarını yerinde tespit ederek çözüm odaklı çalışmalar yürüttüklerini belirterek, vatandaşların yaşam kalitesini artıracak projeleri birer birer hayata geçirdiklerini ifade etti. Atalar, Battal ve Işıklı mahallelerinde inşa edilen sosyal tesislerin bölge sakinlerinin talepleri doğrultusunda planlandığını belirten Yılmaz, tesislerin yalnızca bir bina değil, mahallelerin sosyal yaşamına değer katacak önemli merkezler olacağını vurguladı. ÇALIŞMALAR ARALIKSIZ DEVAM EDİYORŞantiyelerde incelemelerde bulunan Başkan Yılmaz, Şehitkamil’in her mahallesine eşit hizmet götürme anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, ilçenin ihtiyaç duyduğu projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini söyledi. Şehitkamil’in büyüyen ve gelişen yapısına uygun yatırımlar gerçekleştirdiklerini ifade eden mut Yılmaz, “Vatandaşlarımızın taleplerini dikkate alarak ilçemizin ihtiyaçlarını tek tek belirliyoruz. Atalar, Battal ve Işıklı mahallelerimizde yapımına başladığımız sosyal tesisler de bu anlayışın bir ürünüdür. Hemşehrilerimizin sosyal yaşamına katkı sağlayacak, mahallelerimizin önemli bir ihtiyacını karşılayacak bu tesisleri en kısa sürede tamamlayarak hizmete açacağız. Şehitkamil’in her noktasında yaşam kalitesini yükseltecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. SOSYAL YAŞAMA KATKI SAĞLAYACAKTamamlandığında mahalle sakinlerinin buluşma noktası haline gelecek olan sosyal tesislerin, eğitimden kültürel etkinliklere, sosyal organizasyonlardan çeşitli kurs programlarına kadar birçok alanda hizmet vermesi planlanıyor. Vatandaşların güvenli ve modern ortamlarda bir araya gelmesine imkan sağlayacak tesisler, mahallelerdeki sosyal dayanışmanın güçlenmesine de katkı sunacak. HABER: ALİ DUYSAK 

TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Bağ-Kur’lu esnafın emeklilikte adalet ve hakkaniyet beklediğini belirterek 7200 gün çağrısını yineledi
04.06.2026 12:18

TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Bağ-Kur’lu esnafın emeklilikte adalet ve hakkaniyet beklediğini belirterek 7200 gün çağrısını yineledi

ANTALYA - Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkarların emeklilikte prim gün sayısının 9000’den 7200’e düşürülmesine yönelik beklentisi, milyonlarca küçük işletme sahibi tarafından yakından takip ediliyor. Mevcut sistemde Bağ-Kur kapsamında sigortalı olan esnaf ve sanatkarlar, emeklilik hakkı için 9000 prim gününü tamamlamak zorunda kalırken; SSK’lı çalışanlarda bu süre 7200 gün olarak uygulanıyor. Aradaki bin 800 günlük fark ise 5 yıla karşılık geliyor.ESNAFIMIZIN EMEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİTürkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, Bağ-Kur prim gün eşitlemesinin yalnızca teknik bir sosyal güvenlik düzenlemesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bunun esnafın emeğine, alın terine ve gelecek güvencesine doğrudan temas eden vicdani bir mesele olduğunu vurguladı. Söz konusu düzenlemenin esnafa hakkının iadesi olduğunu belirten Başkan Dere, “Mahallemizin ışığını yakan, sokağımıza bereket katan, dükkanının kepengini her sabah umutla açan yerel esnafımızın emeklilikte daha fazla yük taşıması hakkaniyetli bir tablo oluşturmuyor. Esnafımız devletten ayrıcalık değil, çalışma hayatında eşitlik ve adalet istiyor” dedi.GÜVENİMİZ TAMCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın esnafın yanında olduğunu her fırsatta gösterdiğini ifade eden Başkan Adlıhan Dere, “Esnafımıza her fırsatta sahip çıkan Sayın Cumhurbaşkanımızın bu haklı talebimizi de destekleyeceğine ve gerekli adımları atacağına yürekten inanıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza da bu süreçteki hassasiyetleri, yapıcı yaklaşımları ve esnafımıza gösterdikleri ilgi için şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.PRİM GÜN YÜKÜ HAFİFLETİLMELİAESOB Başkanı Dere, düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde Bağ-Kur’lu esnafın yaklaşık 5 yıl daha erken emeklilik imkanına kavuşacağını kaydederek, “Bu adım, yerel ekonominin taşıyıcı kolonu olan esnafımız için büyük bir nefes olacaktır. Bakkalımız, berberimiz, kasabımız, pazarcımız, tamircimiz, lokantacımız; yani bu şehrin alın teriyle çalışan bütün esnaf ve sanatkarları bu müjdeyi bekliyor. Bizler esnaf teşkilatı olarak bu haklı beklentinin takipçisiyiz. Bağ-Kur’lu esnafımızın prim gün yükünün hafifletilmesi, sosyal güvenlik sisteminde adalet duygusunu güçlendirecektir” diye konuştu. HABER: ELİF DUVAR -ANTALYA 

alt alan
alt alan

Öne Çıkan Videolar

Yukarı