logo
Yükleniyor...
logo
add image

Erzurumspor FK Süper Lig’de! Büyük Başarı
HABER: AYFER TURAN/ERZURUM | 19.04.2026 21:24

Erzurumspor FK Süper Lig’de! Büyük Başarı

ERZURUM- Türk futbolunun köklü temsilcilerinden Erzurumspor FK, gösterdiği üstün performansla Süper Lig’e yükselerek taraftarlarına büyük bi...


add image
Erzurumspor FK Süper Lig’de! Büyük Başarı
19.04.2026 21:24

Erzurumspor FK Süper Lig’de! Büyük Başarı

ERZURUM- Türk futbolunun köklü temsilcilerinden Erzurumspor FK, gösterdiği üstün performansla Süper Lig’e yükselerek taraftarlarına büyük bir gurur yaşattı. Sezon boyunca istikrarlı bir grafik çizen mavi-beyazlı ekip, kritik maçlarda aldığı önemli galibiyetlerle hedefe ulaşmayı başardı. Teknik heyet ve futbolcuların uyumlu çalışması, takım ruhunun sahaya yansıması ve taraftar desteği bu başarının en önemli etkenleri arasında yer aldı. Erzurum temsilcisi, özellikle iç sahada sergilediği etkili futbol ve mücadele gücüyle dikkat çekti. Şehirde büyük bir coşkuya neden olan bu başarı, Erzurum halkını da kenetledi. Taraftarlar, takımlarını Süper Lig’de de yalnız bırakmayacaklarını belirterek yeni sezonda daha büyük hedefler beklediklerini ifade etti. Kulüp yönetimi ise yaptığı açıklamada, “Bu başarı tüm Erzurum’un. Süper Lig’de kalıcı olmak ve daha büyük hedeflere yürümek için çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” dedi. Yeni sezonda Erzurumspor FK’nın Süper Lig’de nasıl bir performans sergileyeceği şimdiden merak konusu olurken, Anadolu’nun güçlü temsilcilerinden biri olarak dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. HABER: AYFER TURAN – ERZURUM 

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME: TUTUKLU ŞÜPHELİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
19.04.2026 19:55

GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME: TUTUKLU ŞÜPHELİNİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

 Tunceli’de yıllardır kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan 10 şüpheliden biri olan Mustafa Türkay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı.Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde ifadesi alınan Sonel, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Gülistan Doku’yu tanımadığını öne süren Sonel, kendisiyle hiçbir şekilde iletişiminin olmadığını savundu.“İSMİNİ BİLE DUYMADIM”Savcılık ifadesinde Sonel, “Ben Gülistan Doku’yu şahsen tanımam. Herhangi bir yerde görüşmedim, hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Kayıp olayı medyaya yansıyana kadar ismini dahi duymadım. Ben de herkes gibi basından öğrendim” ifadelerini kullandı.SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİHakkındaki iddiaları kesin bir dille reddeden Sonel, Gülistan Doku’ya ait sosyal medya hesaplarıyla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirterek, “Ne ben ne de yakınlarım bu olayla bağlantılıdır. Sosyal medya hesaplarından veri silmem söz konusu değildir” dedi.“GİZLİ TANIK İDDİALARI ASILSIZ”Dosyada yer alan gizli tanık beyanlarına da değinen Sonel, özellikle ciddi suçlamalar içeren ifadeleri kabul etmediğini vurguladı. Sonel, “Gizli tanığın beyanlarında geçen ve tarafıma yöneltilen hiçbir iddiayı kabul etmiyorum. Bahsi geçen olaylarla hiçbir ilgim yoktur” şeklinde konuştu.Soruşturma çok yönlü olarak sürdürülürken, ortaya çıkan yeni ifadelerin dosyanın seyrini nasıl etkileyeceği merak konusu oldu. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların titizlikle devam ettiğini belirtti.

Bursaspor’un şampiyonluk heyecanı Nilüfer’de zirve yaptı
19.04.2026 18:35

Bursaspor’un şampiyonluk heyecanı Nilüfer’de zirve yaptı

BURSA - Bursaspor’un şampiyonluğu Nilüfer’de büyük bir coşkuyla kutlandı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan dev ekranda maçı takip eden yüzlerce taraftar, son düdükle birlikte zaferi şarkılar ve marşlarla kutladı. TFF Nesine 2. Lig’de şampiyonluk düğümünün çözüldüğü müsabaka, Nilüfer Belediyesi’nin organizasyonuyla Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na taşındı. “Omuz Omuza Zafer Yolu” sloganıyla düzenlenen etkinlikte 7’den 70’e yüzlerce yeşil beyazlı takımın sevdalısı tarihi ana tanıklık etti. ​Somaspor ile oynanan karşılaşmaya yoğun ilgi gösteren Bursasporlu taraftarlar, meydanı adeta bir stadyum atmosferine çevirdi. Maç boyunca heyecanın düşmediği alanda, atılan her gol sonrası coşku tavan yaptı. Bitiş düdüğünün ardından bayram yerine dönen meydanda, bayraklar, marşlar ve tezahüratlar eşliğinde şampiyonluk sevinci yaşandı.  ​NİLÜFER YEŞİL BEYAZA BÜRÜNDÜŞampiyonluk maçı öncesinde Nilüfer’in dört bir yanı yeşil beyaz bayraklarla donatıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in Halk Evi’ne ilk bayrağı asmasıyla başlayan süreçte; dış birimler ve ilçedeki birçok mahalleye asılan dev bayraklar, şampiyonluk heyecanını kentin her noktasına taşıdı. HABER: MUSTAFA ŞAYIK -BURSA 

ANKARA’DA DUYGU DOLU DAYANIŞMA: MUHAMMED TALHA İÇİN TEK YÜREK OLDULAR
19.04.2026 18:29

ANKARA’DA DUYGU DOLU DAYANIŞMA: MUHAMMED TALHA İÇİN TEK YÜREK OLDULAR

Duchenne Musküler Distrofi (DMD) kas hastalığı ile mücadele eden Muhammed Talha için düzenlenen yardım programı, başkent Ankara’nın Pursaklar ilçesinde bulunan Pursaklar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin 81 ilinden ve yurt dışından gelen şair, yazar ve ozanların katılımıyla düzenlenen etkinlik, sanatın ve insanlığın en güzel örneklerinden birine sahne oldu. Programın organizasyonu, kültür ve sanat camiasının yakından tanıdığı isimler Orhan Oyanık ve Fatma Özger Bilgiç tarafından üstlenildi. Etkinliğe şairler, yazarlar, gazeteciler ve çok sayıda duyarlı vatandaş katılım sağladı. Salonu dolduran kalabalık, sadece bir etkinliğe değil; aynı zamanda bir iyilik hareketine ortak oldu. Gecede sahne alan sanatçılar, okudukları şiirler ve seslendirdikleri eserlerle Muhammed Talha’nın mücadelesine dikkat çekti. Duygu yüklü anların yaşandığı programda, izleyiciler zaman zaman gözyaşlarını tutamazken, zaman zaman da umut dolu alkışlarla destek verdi. Katılımcılar, birlik ve beraberliğin en güçlü haliyle sergilendiği bu anlamlı organizasyonda, yardımlaşmanın ve kardeşliğin önemini bir kez daha hissetti. Etkinlik boyunca yapılan konuşmalarda, DMD hastalığına karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulanırken, bu tür organizasyonların umut olduğu ifade edildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gönül insanları, aynı amaç etrafında kenetlenerek Muhammed Talha’ya umut ışığı oldu. Program sonunda çekilen hatıra fotoğrafları, sadece bir etkinliği değil; iyiliğin, merhametin ve dayanışmanın somut birer hatırası olarak kaldı. Başkentte gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, gönüllerde derin izler bırakırken, “birlikten kuvvet doğar” sözünü bir kez daha gerçeğe dönüştürdü.  HABER: GÜNVAR KORKMAZ - BURSA

MANSUR YAVAŞ ABB’YE YÖNELİK İNCELEME VE SORUŞTURMA SÜREÇLERİNİ BELGELERİYLE AÇIKLADI
19.04.2026 15:47

MANSUR YAVAŞ ABB’YE YÖNELİK İNCELEME VE SORUŞTURMA SÜREÇLERİNİ BELGELERİYLE AÇIKLADI

        Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, düzenlediği basın toplantısında 2019’dan bu yana ABB’ye yönelik tüm inceleme ve soruşturma süreçlerini belgeleriyle açıkladı.·        2019’dan bu yana ABB hakkında 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini, 4483 sayılı Kanun kapsamında ise 6 dosya için soruşturma izni çıkarıldığını söyleyen Yavaş, “Bir tane para yediğime, yakınlarımı zengin ettiğime, haram yediğime dair iddia var mı? Zimmetime para veya mal geçirmedim, kimseyi irtikap etmedim, ettirmedim, rüşvet almadım. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Çalmadım, çaldırmadım çalanın da karşısında durdum. Kamu malına el uzatan herkesle mücadele edeceğim” dedi. ·        298 sayılı Seçim Kanunu’nun “Seçim suçlarından doğan kamu davası, seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz” maddesine atıfta bulunan Yavaş, “Sayın müfettiş bu kanunu bilmiyor musunuz siz? Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? Kanun hükmü bu kadar açık. Bunu sizin önünüze nasıl getirdiler anlamıyorum. Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya da beni itibarsızlaştırmaya çalışırken bu ülkenin en önemli kurumu olan İçişleri Bakanlığı'nı zor durumda bırakmayı amaçlıyorlar. Bunların hesabını bence sorun. Hatta imkânı varsa soruşturmayı geri alın. Danıştay'ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın” diye konuştu. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni kararına ilişkin detayları basın toplantısında açıkladı.ABB Konferans Salonu’nda yapılan toplantıda Yavaş, 2019 yılından bu yana ABB’ye yönelik yürütülen tüm ön inceleme,  soruşturma ve Danıştay süreçlerini ayrıntılarıyla kamuoyuyla paylaştı.Sözlerine Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen saldırıya değinerek başlayan Yavaş, “Bir baba olarak, bir kamu yöneticisi olarak şunu açıkça ifade etmek isterim. Bu acı sadece o ailelerin değil tüm toplumun elbette ama artık hepimizin de acısıdır. Çünkü o çocuklar hepimizin, bu ülkenin çocuklarıydı. Bu nedenle de bir gerçeği görmezden gelemeyiz. Bizler çocuklarımızı sadece sınavlara değil hayata hazırlamak zorundayız. Onları korumak sadece okul kapısına görevli koymak da değil onların ruh sağlığını güçlendirmekle, umutlarını büyütmekle, geleceğe olan inançlarını ayakta tutmakla mümkündür. Şiddetin bu kadar kolay ortaya çıkabildiği bir ortamda hepimizin dönüp kendimize sormamız gerekiyor. Başta öğretmenlerimiz olmak üzere bu alanda çalışan tüm uzmanların sesine kulak vermek zorundayız. Ben bir kez daha hayatını kaybeden öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun” ifadelerini kullandı. “HER SABAH CHP’LİLERE OPERASYON YAPILDI MI DİYE UYANMAYA BAŞLADIK”Konuşmasının devamında yargı süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavaş, tutukluluğun istisna olması gerekirken uygulamada bir “usule” dönüştüğünü söyledi. Yavaş, “Bugün Türkiye'de her sabah kalktığımız zaman acaba bugün hangi muhalefet partisine özellikle hangi Cumhuriyet Halk Partili Belediyeye operasyon yapıldı mı diye uyanmaya başladık. Tutukluluğun istisna olması gerekirken artık tutukluluk usul esas hâline getirildi. 4483 sayılı memurların yargılanması hakkındaki kanundaki hükümler çok açıktır. Sayıştay veya mülkiye müfettişi gelir, belediyeyi, ilgili idareyi inceler, bir suç varsa savcılığa verir, iddianame hazırlanır, deliller toplanır, daha sonra yargılama yapılır. Oysa seçilmiş insanları önceden tutuklayarak hem onları seçen halkı cezalandırıyorsunuz, halka hizmet etmesini engelliyorsunuz, hem de uzun süre ailelerinden çocuklarından ayrı bırakıyorsunuz. Beraat ettikleri zaman bunu telafi edecek hiçbir maddi ya da manevi değer bu dünyada bulunmamaktadır. Zaman zaman İstanbul'daki öğrencilerin olduğu gibi uzun süre tutuklu kaldıktan sonra beraat eden bir sürü insanı görüyoruz. Peki bunların zararını telafi etmek mümkün müdür? Niye acele acele bunları tutukluyoruz? Yargılayalım. Ben de her zaman şunu söylüyorum. Biz yargılanmaktan korkmuyoruz ki. Ama usule uygun, adil bir şekilde herkese uygulanan hukukla yargılanmak istiyoruz, soruşturulmak istiyoruz” diye konuştu. “YAPILAN İNCELEMELERİN SONUCU BİZE BİLDİRİLMİYOR”Yavaş, daha sonra ABB hakkında İçişleri Bakanlığı ve mülkiye müfettişleri tarafından yürütülen süreçler hakkında bilgi paylaşımı yapılmadığını söyleyerek, “Müfettişler belediyeye geliyor. Yani yakın zamana kadar hiçbir şikâyetimiz yoktu. Geliyor, şikâyet konusunu bildiriyor ve incelemelerini yapıyor. Şikâyet ediliyoruz, güzelce incelemesini yapıyor. Ancak son zamanlarda bu incelemelerin sonucu bize bildirilmiyor. Bekliyoruz 45 gün içerisinde soruşturma bittikten sonra bize bir şey gelmiyorsa diyoruz ki herhalde biz temize çıktık. Oysa bu raporu elimize alıp belediye meclisine bizi itham edenlere biz bunu göstermek istiyoruz” dedi.Şikâyet ettikleri konularda da bilgi paylaşımı yapılmadığını belirten Yavaş, “Biz istiyoruz İçişleri Bakanlığı'ndan bu yaptığımız soruşturmaların sonuçlarını bize bildirin ki Danıştay’a itiraz edelim. 3-4 defa dilekçe vermemize rağmen sonuçlar bize bildirilmiyor. Biz de itiraz hakkımızı kullanmayınca eski döneme ait bütün suçlar zaman aşımına uğruyor. Dolayısıyla bize bunu vermeyen görevliler de suç işliyorlar. Oysa sonuç bize bildirilse biz ilgili yargı yoluna başvurup Danıştay'dan soruşturma iznini ortadan kaldırmasını isteyip soruşturulmama emrini ortadan kaldırmasını isteyip cezalandırılmasını isteyeceğiz. O da olmuyor” diye konuştu. “NE BULACAKSINIZ? BİZ HARAM YEMİYORUZ!”Belediyeye yönelik müfettiş incelemeleri ve soruşturma süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavaş, bazı uygulamaların “adil olmadığını” savunarak şunları söyledi:“Herhangi bir konuda belediyeyi incelemeye geliyor. Bakıyor hiçbir şey yok. Raporunu tanzim edip süresinde bakanlığa götürüyor. Soruşturma evrakını veriyoruz. Bakıyoruz bu müfettiş tekrar geri gelmiş. Anlıyoruz ki diyorlar ki ya bir şey bulamadın mı? İlla ki senin bir şey bulman lazım. Git tekrar iyi bir incele bakalım ne bulabilirsin? Ne bulacaksınız ki? Yok… Biz para yemiyoruz. Haram yemiyoruz. Bulamazsınız.” GÖKÇEK AİLESİ MÜFETTİŞLERLE TEMASTAYavaş, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e ilişkin iddialara da değinerek, hakkında çok sayıda şikâyet bulunduğunu hatırlattı. Gökçek’in hem kendi dönemiyle hem de belediyeye yönelik soruşturmalarda müfettişlerle temas kurduğu yönünde iddialar bulunduğunu söyleyen Yavaş, “Ne görüşüyorsunuz yargılayacağınız, soruşturduğunuz insanla? Milletvekilimiz bunu ayan beyan Kızılay’da ne görüşüyorsunuz dediği zaman inkâr dahi edilmiyor. Görüyorsunuz ki bazı soruşturmalarda Gökçek ailesi gerek adliye gerek teftiş kurulundan çıkmıyor. Şimdi böyle bir durumda bizim yaptığımız şikâyetlerden doğru dürüst sonuç almak mümkün müdür? Bunun adı adalet değil. Kalkıp da zorla bir suç ortaya çıkarmak, ispat etmek bunlar doğru davranışlar değildir. Adil değildir, adalete uygun değildir” ifadelerini kullandı.Türkiye’de “rövanş hukukunun sürdüğünü” savunan Yavaş, herkesin güven duyduğu tarafsız bir yargı düzeninin kurulması gerektiğini ifade etti. 2019’DAN BU YANA 49 ÖN İNCELEME, 6 SORUŞTURMA İZNİYavaş, İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2019’dan bu yana ABB hakkında 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini, 4483 sayılı Kanun kapsamında ise 6 dosya için soruşturma izni çıkarıldığını söyledi. Yavaş, bu dosyalardan 2’sinin Danıştay tarafından iptal edildiğini, 2’sinin halen incelemede olduğunu, 2’si için ise itiraz sürecinin sürdüğünü belirtti. Yavaş, 2019 seçimlerinden sonra yapılan ilk belediye meclisi toplantısında verilen kanunsuz bir önergenin gündeme alınmaması nedeniyle soruşturma izni verildiğini, ancak bu kararın Danıştay tarafından iptal edildiğini söyledi. “MADEM BİR ŞEY YOK NE SORUŞTURMASI VERİYORSUNUZ?Konser organizasyonlarıyla ilgili yürütülen incelemelerde kendisiyle ilgili herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini ancak buna rağmen hakkında soruşturma izni verildiğini söyledi. Yavaş, “Yani, madem bir şey yok ne soruşturması veriyorsunuz? Dolayısıyla, biz bu karara da itiraz ettik. Çünkü, özellikle Danıştay 1. Dairesi'ne Gökçek dönemine ait Gökçek'le yapılan Ankara Belediyesi'ndeki bütün ihalelerle ilgili yapılan şikâyetlerle ilgili tamamında, Melih Gökçek’in aktif olarak bu ihalelere katılmadığı gerekçesiyle, tamamında soruşturma izni verilmemesi kararını vermişlerdir” şeklinde konuştu.Hafriyat gelirlerinin Osmanlıspor’a aktarılması, ANFA üzerinden yapılan işlemler ve teleferik ihalesi gibi başlıklarda kamu zararına yol açan süreçler bulunduğunu söyleyen Yavaş, buna rağmen işlem yapılmadığını söyledi. “RANTA İZİN VERMEDİĞİMİZ İÇİN SORUŞTURMA AÇILDI”Belediye meclisindeki imar kararlarına da değinen Yavaş, geçmiş dönemde meclis çoğunluğunun kendilerinde olmadığını hatırlatarak, ranta dayalı olduğunu düşündükleri bazı kararları veto ettiğini söyledi.Yavaş, bu kararların yeniden görüşülmesi sırasında AK Partili üyelerin çekimser kaldığını, böylece vetonun geçerli olduğunu ifade etti. Yavaş, buna rağmen yalnızca kendi taraflarına yönelik soruşturma izni verildiğini belirtti. “ZAMAN AŞIMIYLA KURTARILDI”2022 yılında yapılan genel teftişte 2017 yılına ait bazı imar planı değişikliklerinin tespit edildiğini belirten Yavaş, buna rağmen eski dönemle ilgili işlemlerin zamanında başlatılmadığını söyledi. Yavaş, “Yani, eski yönetimi sorgulamadan onun yargılanmasına imkân vermeden, idare yoluyla onları zaman aşımıyla kurtardı. Bu müfettişler hakkında işlem yapılması gerekmez mi? Dolayısıyla burada ikili bir uygulamayı maalesef görüyoruz ve zaman aşımına devlet eliyle, idare eliyle işlenmiş varsa işlenmiş suçlar ortadan kaldırılıyor” ifadelerini kullandı. “EMİR VE TALİMAT BULUNMADI AMA…”Çankırı ve Karabük’e personel ve araç gönderildiği iddiasına ilişkin dosyada da benzer bir yaklaşım sergilendiğini söyleyen Yavaş şunları kaydetti:“Burada da çok ilginç. Diyor ki ‘sonuç itibarıyla ilgili emir ve talimat verdiğine dair bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte…’ Hani, şüpheden sanık yararlanırdı? Bunlar, zoraki uygulamalar. Bakın Mansur Yavaş kimdir? Mansur Yavaş seçildiğinden beri gelir gelmez, hiçbir fotoğrafının Belediye’ye asılmayacağı konusunda talimat çıkaran, herkesin serbestliği sendikasını seçebileceğine dair genelde uygulayan ve hiç kimsenin hiçbir mitinge hiçbir toplantıya siyasi toplantıya zorla götürülmeyeceğine dair genelge çıkaran Mansur Yavaş'tır. 2019’dan seçimler hariç bugüne kadar hiçbir ekranda ya da hiçbir billboardda Mansur Yavaş'ın fotoğrafını hiç kimse görmemiştir. Bu şekilde davranarak bir örnek olmak istiyoruz. Ben Ankara'da aday oldum, belediyeye gelemiyorum, maaşımı belediyeye tahakkuk ettirin diye. Yine bu 2023 döneminde de 15 gün izinliydim, üstelik bu mitingler olduğu günlerde de izinliyim yasal olarak da sorumlu değilim. Orada da aynı şekilde maaş almayacağıma paranın belediyeye aktarılmasına dair dilekçe vermiş birisiyim.” “ONLAR YAPAR, BİZ YAPMAYACAĞIZ ARAMIZDAKİ FARK BU”Yavaş, göreve geldiklerinde ANFA şirketi yerleşkesinde büyük akaryakıt tankerleri bulunduğunu belirterek, 2019 yerel seçimlerinde AK Parti adayının seçim faaliyetlerinde belediye imkânlarının kullanıldığını belirtti. Yavaş, “Bütün seçim masraflarını, mazotlarını oradan doldurmuşlar, yiyecekleri oradan gitmiş. Yani merkez ANFA olmuş. Bunu biz tespit ettik. Yazışmalar var, WhatsApp yazışmaları var. Üç defa savcılığa şikâyet ettik. Takipsizlik, takipsizlik dördüncüsünde dava açıldı ve şu anda yargılanıyor. Benim şu savunmam yok onu söyleyeyim. Yani ne var bunda? Bütün bakanlar da seçimlerde uçaklarıyla gidiyor, arabalarıyla gidiyor. Hayır, benim öyle savunmam yok. Onlar yapar, biz yapmayacağız. Aramızdaki fark budur” diye konuştu. “SEÇİM KANUNU AÇIK”Yavaş, 2024 seçimleri sürecinde benzer bir durumun bu kez AK Parti adayı Turgut Altınok tarafından yapıldığını söyleyerek, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermediğine işaret etti. Yavaş, “Suçu inkâr etmiyor. Diyor ki zararın tamamını ödemişler, kamu zararı ortadan kalkmış soruşturmaya gerek yok diyorlar. Hâlbuki seçim suçluğunun sonuçları itibarıyla bir görevi ihmal ya da suistimalden çok farkı vardır. Seçim suçu işleyen icabında aday olmasının önü kesilecektir ve bu da Danıştay’a gönderildi. Bakın aynı şeyde net suç sabit olmasına rağmen ne yapalım parayı ödemişler. Sadece akaryakıt parasını ödemek yetiyor mu? Belediyenin araçlarını kullanmış bunların yıpranma payı falan neler neler var? Bunu yargılanıp kuruşu kuruşuna tahsil edilmesi ya da bunların cezalandırılması gerekmez miydi? İşte burada çifte standardı gözler önüne sermek için bakanlığın uygulamasını ve mülkiye müfettişlerinin uygulamasını göstermek için bu belgeyi gösteriyorum” dedi. 298 sayılı Seçim Kanunu’na da değinen Yavaş, kamu araç ve imkânlarının siyasi parti ya da aday lehine kullanılmasının açık şekilde yasak olduğunu söyledi. Yavaş konuşmasına şöyle devam etti:“Bu seçim kanunu biliyorsunuz özel kanunlar genel kanunların önüne geçer. Sadece bu iş için yapılmıştır. Bu maddeyi hepimiz biliyoruz. Biraz önce de gördük. Bunu biraz önce söylediğim gibi biz savunmak için söylemiyoruz ama maalesef şu anda iktidarın sonuna kadar bütün kamunun mallarını kullandıklarını biliyoruz. Döndürdük. Peki, bu yapanlara ne oluyor? Seçim suçlarından doğan kamu davası seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz diyor. Sayın müfettiş bu kanunu bilmiyor musunuz siz? Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? Kanun hükmü bu kadar açık. Bunu sizin önünüze nasıl getirdiler anlamıyorum. Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya da beni itibarsızlaştırmaya çalışırken bu ülkenin en önemli kurumu olan İçişleri Bakanlığı'nı zor durumda bırakmaya amaçlıyorlar. Bunların hesabını bence sorun. Hatta imkânı varsa soruşturmayı geri alın. Danıştay'ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın. Kanun hükmü açık soruşturma yapılamaz deniyor. Seçim 2023’te yapıldı. Bunların tespitleri 2023 yılında yapıldı. Şimdiye kadar neyi beklediniz eğer bir suç var idiyse? Dolayısıyla yapılan soruşturmanın tamamen kanunsuz, hukuksuz ve Mansur Yavaş'ı Cumhuriyet Halk Partili Ankara Büyükşehir Belediyesi'ni itibarsızlaştırmak için yapıldığından başka hiçbir amaçları yok.” “BİR TANE HARAM YEDİĞİME DAİR İDDİA VAR MI?”Hakkındaki soruşturmaların siyasi amaç taşıdığını savunan Yavaş, “Televizyonlarda alt yazı Mansur Yavaş hakkında da soruşturma başladı, soruşturma başladı. Gördüğünüz hakkımdaki soruşturmaları dandik soruşturmalar bir tane para yediğime, yakınları zengin ettiğime dair, haram yediğime dair iddia var mıdır? Zaman zaman, kendi ekibimden suç işleyen varsa onları da şikâyet ediyorum. Aynı zamanda bizim bu şikâyet ettiğimiz Sayın Genel Başkan'ın başka türlü tanımladığı şahıs bile savcılığa dilekçe verirken benim neye gelir? Kendine menfaat temin ettiği konusunda tek bir iddiası yok. Denetlemedi diyor. Falan filan diyor. Bulunamaz. Çünkü biz bir söz verdik. Bu kadar 2019 öncesi kirli bilinen bir belediyeyi ele aldıktan sonra bizler tertemiz bir şekilde Ankara'nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için son derece titiz davranıyoruz ve davranmaya da devam edeceğiz” diye konuştu. “GÖKÇEK HAKKINDA DERHAL SORUŞTURMA İZNİ VERİN”Melih Gökçek dönemine ilişkin yaptıkları bazı başvuruların İçişleri Bakanlığı tarafından işleme konulmadığını söyleyen Yavaş, FETÖ dönemine ait imar rantlarıyla ilgili şikâyetlerinde Danıştay’ın bakanlık kararını bozduğunu söyledi. Yavaş şöyle konuştu:“Ya öyle imar planları değiştirilmiş ki imara açılmaması gereken yerler imara açılmış ve örgüte bu şekilde para aktarılmış. Rant sağlamış dedik. Ve Danıştay'da bu kararı bozdu. Bu kararı İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma işleme konulmaması kararını ortadan kaldırdı. Ne zaman kararı vermiş? 25.12.2025’te Peki bu kararların mahkeme kararlarının ne zaman uygulanması lazım? En geç 1 ayda. Sayın Bakan’ım önünüze getirmemiş olabilirler. Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Müfettişler gelsin belediye onlara sunacağımız son derece yoğun ve büyük delillerimiz var. Yargılamasının önünü açın. Bir an evvel bu emri vermenizi bekliyoruz. Bugüne kadar. Bu konuyla ilgili hiçbir müfettiş gelmedi. Yani Danıştay'ın bozma kararı üzerine henüz gelen giden yok.”HANGİ PARAYLA YAPTILAR BUNLARI?Yavaş, toplantıda 3628 sayılı Mal Bildirimi Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine de atıf yaparak, “Şimdi biliyoruz ki Sayın Gökçek 23 yıl belediye başkanlığı yapmış. Daha önce de 5 yıl belediye başkanlığı var. Yani ömrü boyunca memur. Çoluğu çocuğu hiç çalışmamış, hiç çalışmamış. Yani bir tane ticari faaliyeti görmemişiz. 5 kuruş geliri de yok. Şimdi 600 milyon liralık villa yaptığı ortaya çıktı. Hangi parayla yaptı bunu? Ve üstelik bu villayı yapanlar da inşaatını falan yapanlar da bu yolsuzluğun en büyüğünün yapıldığı Ankapark'taki inşaatları yapan firmalar. Batık Ankapark'ın müteahhidi burayı yapıyor. Yani görünen köy kılavuz istemez. Ayrıca delile ihtiyaç var mı? Bakın kendisi nasıl savunuyor? 500 milyona veririm diyor. Beş kuruş gelirin var mı senin? Şimdiye kadar kaç işçi çalıştırdı, ne kadar vergi verdin? Bir diğer konu daha suçu tespit etmek çok kolay. Biliyorsunuz 30 bin liranın üzerindeki yapılacak bütün harcamalar bankadan yapılmak zorunda. Yani siz oraya fayans alıyorsunuz, çimento alıyorsunuz. Bankada hazır bir paranız olması gerekir. Nereden geldiyse o para. O parayı da sizin havale ediyor olmanız lazım. Maliye Bakanlığı’nı davet ediyorum. Bir incelesinler. Nasıl yapılmış? Geldim bir diğer oğlanınkine. O da hayatı boyunca çalışmamış. Birine televizyon, birine kulüp verilmiş, onunla idare etmişler. Bu da İzmir'de. Eşinin adına 300 milyon liraya burayı sattılar duyduğum kadarıyla. Artı bir de televizyonu katın. Televizyona da bir değer basın. Televizyon kimin?” diye konuştu.“Zimmetime para veya mal geçirmedim, Kimseyi irtikap etmedim, ettirmedim, Rüşvet almadım. Boğazımdan haram lokma geçmedi” diyen Yavaş, kendi ekibi hakkında bir iddia varsa savcılığa ilk kendisinin başvurduğunun altını çizdi. Bugüne kadar Beypazarı Belediye Başkanlığı dönemi dâhil tek bir yolsuzluk soruşturması açılmadığını belirten Yavaş, “Bu kadar zorlama bu kadar temelsiz gerekçelerle başlatılan soruşturulmalarla mı bizi hizmetten alıkoyacaksınız? Bugüne kadar Ankaralıya nasıl hizmet ettiysek bundan sonra da aynı kararlılıkta devam edeceğiz. Bu tür girişimlerle ne bizi yolumuzdan döndürebilirsiniz, ne de bu millete hizmet etmemizin önüne geçemeyeceksiniz. Ve bugün cuma günü tekrar hatırlatıyorum. Geçen bir mitingde hatırlattım. Maide Suresi 8. ayette şöyle geçiyor: ‘Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adaletli olun’ emrediliyor, adil olun, herkese eşit hukuk uygulayın. Gerek idari gerekse cezai olarak. Yine bir diğer ayet ‘Şüphesiz Allah size emanetleri ehlinize vermenizi yani uygun düzgün müfettişler seçin ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder’ diyor. Dolayısıyla ben Sayın Bakan’a görevinde yeni olduğu için mülkiye müfettişlerinin yaptıkları bu soruşturmalarda adaletli davranmadıklarını anlatmak için bugün bu basın toplantısını yapıyorum. Sayın Bakan’ım umuyorum ki mülkiye müfettişlerine siyasi davranmamaları, adaletle davranmaları hususunda uyaracağınızı ve ikaz edeceğinizi bekliyorum. Hukuki ve cezai idari anlamda yapılan soruşturmalarda kişiye göre uygulatılan ikili hukuk sistemini ikili uygulamaları gördünüz. Son sözüm de şu olsun, çalmadım, çaldırmadım çalanın da karşısında durdum, durmaya devam edeceğim. Kamu malına el uzatan herkesle mücadele edeceğim” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Bakan Yardımcısı Turan: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş olayları hepimizi düşündürmeli”
19.04.2026 15:34

Bakan Yardımcısı Turan: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş olayları hepimizi düşündürmeli”

İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, TÜGVA’nın Kızılcahamam’da düzenlediği “Fatih’in İzinde, Vefa’nın Dizinde” kampında gençlere seslendi. Turan, konuşmasında özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarını merkeze alarak önemli değerlendirmelerde bulundu.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş: “Ne diyeceğimizi bilemedik”Bakan Yardımcısı Turan, son günlerde Türkiye’yi derinden sarsan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına değinerek yaşananları tanımlamakta zorlandıklarını ifade etti.“Terör desek değil, mafya desek, çete desek, hesaplaşma desek... Ne diyeceğimizi bilmediğimiz, bu topraklara yabancı, ülkemizde olmaz dediğimiz bir acıyı yaşadık” dedi.Yaşananların sadece güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağını vurgulayan Turan, tüm kurumların ortak bir muhasebe yapması gerektiğini belirtti.“Devletimiz, Diyanetimiz, Aile Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, sivil toplumumuz… Herkes bu konuyu tekrar masaya yatırmak zorunda” ifadelerini kullandı.Sorunun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğine dikkat çeken Turan, “İnsanın kalbine merhameti, sevgiyi, ahlak anlayışını ve aile bilincini koymadıysak, polisin sayısının artmasının tek başına bir anlamı yok” diye konuştu.Gençlik ve dijitalleşme uyarısıGençlerin dijital dünyayla kurduğu ilişkiye de değinen Turan, bazı araştırmalara göre ortaokul öğrencilerinin günde ortalama iki buçuk saatlerini dijital oyunlara ayırdığını söyledi.“13-15 yaşında çocuklar kendi yaşıtlarına zarar verecek noktaya geliyorsa, bunun çok yönlü ve özel olarak ele alınması gerekir” diyerek küresel kültürün gençler üzerindeki etkisine dikkat çekti.Kahramanmaraş’taki saldırının ardından toplumun daha güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğini ifade eden Turan, okulların boş kalmasının değil, tam tersine daha güçlü bir sahiplenmenin önemli olduğunu vurguladı.23 Nisan: “Daha büyük coşkuyla anılmalı”Turan, bazı çevrelerin yaşanan olaylar nedeniyle 23 Nisan kutlamalarının yapılmaması yönündeki görüşlerine de karşı çıktı.“23 Nisan sadece bir kutlama değildir; bir egemenlik hatırlatmasıdır, çocukların geleceğine dair bir iddiadır. Tam da bu yüzden daha güçlü bir şekilde anılmalıdır” diye konuştu.Sosyal medya düzenlemesiTBMM’de görüşülen 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesine destek veren Turan, sınırsız erişimin doğru olmadığını ifade etti.“Dünyada örnekleri var. Her türlü içeriğe sınırsız erişim doğru değil. Meclisimizin bu konuda gerekli adımları atmasını bekliyoruz” dedi.Türkiye’nin konumu ve mesajıTürkiye’nin jeopolitik gücüne dikkat çeken Turan, Ankara merkezli dört saatlik uçuş mesafesinde 67 ülkenin bulunduğunu hatırlattı. Türkiye’nin güçlenmesinin sadece bölgesel değil küresel etkiler doğuracağını ifade etti.Gençlere çağrıKonuşmasının sonunda gençlere seslenen Turan, Fatih Sultan Mehmet’i sadece bir komutan değil, bir medeniyet tasavvurunun sembolü olarak gördüklerini belirtti.“Yorulmayacağız, bıkmayacağız. Doğru yerde durmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

alt alan
alt alan

Öne Çıkan Videolar

Yukarı