logo
Yükleniyor...
logo
add image

BÜLENT TURAN: YANLIŞ YAPANA ‘DUR’ DEMEK GÖREVİMİZDİR
ANKARA | 22.01.2026 23:11

BÜLENT TURAN: YANLIŞ YAPANA ‘DUR’ DEMEK GÖREVİMİZDİR

ANKARA -  İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Şehit Kamil’in şehadetinin 106. yıl dönümünde Gaziantep’te düzenlenen anma programına...


add image
BÜLENT TURAN: YANLIŞ YAPANA ‘DUR’ DEMEK GÖREVİMİZDİR
22.01.2026 23:11

BÜLENT TURAN: YANLIŞ YAPANA ‘DUR’ DEMEK GÖREVİMİZDİR

ANKARA -  İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Şehit Kamil’in şehadetinin 106. yıl dönümünde Gaziantep’te düzenlenen anma programına katıldı. Program çervesinde, Gaziantep ve Kurtuluş Savaşı tarihimizde önemli bir yeri olan Şehit Kamil’in şehadetinin ardından üzerine örtülen ve yıllardır Çanakkale’de bir aile tarafından muhafaza edilen Türk bayrağı, Gaziantep’e getirilerek müzede koruma altına alındı. Törende konuşan Bülent Turan, Şehit Kamil’in hatırasının yalnızca Gaziantep’in değil, tüm milletin ortak değeri olduğunu vurgulayarak, “Antep gazi bir şehir, Çanakkale ise şehitler diyarıdır. Cumhuriyetimizin ön sözü Çanakkale’de yazılmış, Gaziantep bu ruhu onurla taşımıştır. Bugün bu iki şehrin kardeşliği bir kez daha tescillenmiştir.” dedi.Bayrağın Gaziantep’e getirilme hikâyesine de değinen Turan, Çanakkale’de bir ailenin 106 yıl boyunca Şehit Kamil’in üzerindeki Türk bayrağını büyük bir hassasiyetle muhafaza ettiğini öğrendiklerini ve konuyu araştırdıklarını, ailenin de bu buluşmaya destek verdiğini ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın destekleriyle bayrağın ait olduğu yere, Gaziantep’e ulaştığını ifade etti. Turan “Bu bayrak sadece bir kumaş parçası değil; bir şehidin hatırası, bir milletin onurudur. Böyle emanetler, tarihimize sahip çıkmanın en somut göstergesidir.” ifadelerini kullandı.Gaziantep’in vatan uğruna verdiği mücadelenin simge isimlerinden biri olan Şehit Kamil’in hatırasının yaşatılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurgulayan Turan, “Toprak, hatıralarla vatan olur. Eğer geçmişimizi unutur, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmazsak, geleceğimizi de sağlam inşa edemeyiz.” dedi.Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin altını çizen Bülent Turan, “Bu millet bayrağına uzanan eli affetmez. 106 yıl boyunca bir şehidin üzerindeki bayrağı evinin en güzel köşesinde saklayan aileler olduğu gibi, bu vatan için canını vermeye hazır milyonlarca insan vardır. Hiç kimse bayrağımıza yan bakamaz.Gaziantep’ten, Gaziler Meydanı’ndan haykırıyorum: Herkes haddini bilecek. Bu memleket, terörsüz Türkiye hedefiyle büyük bir kararlılıkla yoluna devam etmektedir. Yanlış yapanlara dur demek de, ısrar edenlere gereken cevabı vermek de bizim görevimizdir.Biz bu memlekette bir daha terörle uğraşmak istemiyoruz. Terör bitsin, bölge kalkınsın istiyoruz. Gaziantep’ten bakıldığında Halep 110 kilometre, Şam 400 kilometre uzaklıktadır. Ne yaptığımızı biliyoruz. Bölgemizde bir terör devletinin kurulamayacağını yıllarca söyledik, mücadele ettik ve bugün geldiğimiz noktada o hayalin sona erdiğini tüm dünyaya gösterdik” ifadelerini kullandı.İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan konuşmasının sonunda bu tarihi emanetin Gaziantep’e ulaşması ve korunmasını temin eden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, sürece katkı sağlayan kurumlara ve bayrağı muhafaza eden aileye ve Gazianteplilere de gösterdikleri ilgi ve hassasiyet için teşekkür etti. haber: ali duysak 

MHP Muğla İl Başkanlığı AK Parti Muğla İl Teşkilatını Ağırladı
22.01.2026 20:23

MHP Muğla İl Başkanlığı AK Parti Muğla İl Teşkilatını Ağırladı

MHP Muğla İl Başkanlığı AK Parti Muğla İl Teşkilatını AğırladıMilliyetçi Hareket Partisi (MHP) Muğla İl Başkanlığı, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ve İl Yönetim Kurulu Üyelerini ağırladı. Geçtiğimiz aylarda AK Parti Muğla İl Başkanlığı görevine atanan Cengizhan Güngör’e, daha önce MHP Muğla İl Başkanı Burak Demirel tarafından gerçekleştirilen “hayırlı olsun” ziyaretine karşılık olarak, bu kez iade-i ziyaret gerçekleştirildi. MHP Muğla İl Başkanı Burak Demirel’in ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette; Cumhur İttifakı’nın sahadaki uyumu, yerel ve genel gündeme ilişkin değerlendirmeler ile teşkilatlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Ziyaret kapsamında, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ile MHP Muğla İl Başkanı Burak Demirel arasında yapılan istişarelerde, önümüzdeki dönemde ortak yürütülebilecek çalışmalar değerlendirilirken, milletimizin beklentileri doğrultusunda istişare ve dayanışma içinde hareket etmenin önemi vurgulandı.Ziyaretin, Cumhur İttifakı ve Muğla için hayırlara vesile olması temennisinde bulunuldu.HABER: OSMAN ACAR / MUĞLA

BASINA VE KAMUOYUNA  ADALET VE DEMOKRASİ!
22.01.2026 20:07

BASINA VE KAMUOYUNA ADALET VE DEMOKRASİ!

31 Ocak 1990 akşamı evinin önünde iki kahpe kurşunla katledilen Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy'un, 3 yıl sonra da 24 Ocak 1993 sabahı otomobiline konulan bomba ile alçakça paramparça edilen Kalpaksız Kuvvacımız Uğur Mumcu'nun yaşamdan koparılmaları, batı emperyalizminin ülkemizi güdümünde tutma amaçlı 90’lı yıllar seri aydın cinayetlerini başlatan kanlı eylemleridir. Amerikancı 12 Mart 1971 faşizminin demokrasiyi rafa kaldırıp özgürlükçü 1961 Anayasasını budamasıyla girilen Kemalist Cumhuriyet’ten kopma yolculuğu, ABD başkanı Carter’in “Our boys”u Kenan Evren Cuntası’nın 12 Eylül 1980 faşist darbesiyle sürmüş, antidemokratik 1982 Anayasası ve darbe hukuku ile sosyal yaşam, toplumsal örgütlenme, basın özgürlüğü, üniversite özerkliği ve kültür-sanat ortamı baskı altına alınarak bugünlerin zemini oluşturulmuş, süreçte ülkemiz önce neoliberal soygun düzenine, ardından da 2000'li yılların emperyal destekli Siyasal İslam çıkmazına mahkum edilmiştir. Bu nedenle her yıl 24- 31 Ocak Adalet ve Demokrasi Haftası'nda bir yandan aziz şehitlerimizi anıyor, bir yandan bu emperyal tuzakların perde arkasını, nedenlerini ve sonuçlarını irdeliyor, bir yandan da yeni tuzaklara düşmemek için ders çıkarmaya çalışıyoruz. Prof. Dr. Muammer Aksoy, kendisi gibi Cumhuriyetin kuruluş ayarlarından ve Atatürk’ün akıl ve bilim yolundan uzaklaştırılmasının yarattığı tehlikenin farkında olan 49 Cumhuriyet Aydını ile birlikte 19 Mayıs 1989 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurdu. Derneğimizin, kuruluş bildirgesiyle ortaya koyduğu yol haritası ve çalışmaları emperyal güçleri öyle ürküttü ki, çareyi Muammer Aksoy’u susturmakta buldular. Bu menfur cinayet toplumumuzu ne kadar derinden üzdüyse; 300 yıldır bölgemiz ülkelerini sömüren çok uluslu petrol şirketlerini, özgür bireyden ve uluslaşma bilincinden korkan Laik Cumhuriyet düşmanı Karşı Devrimcileri, emek, kadın ve öğretmen başta olmak üzere toplumsal örgütlülüğü çıkarlarına aykırı gören neoliberal “serbest piyasa” baronlarını, özerk üniversite karşıtlarını ve “Yeni Osmanlıcılık” hayali ile yemlenen kifayetsiz muhterisleri de o kadar sevindirdi.Kurucu üyemiz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter cinayetlerinin ardından Mumcu’nun da öldürülmesi toplumda büyük infial yarattı, yüz binler Ankara’ya aktı. Yetkililer bu suikastın mutlaka çözüleceği sözünü verdilerse de duvardaki o tuğla bir türlü çekil(e)medi. Çekil(e)medi çünkü; Uğur Mumcu da hocası Muammer Aksoy gibi Aramco’dan PKK’ya pek çok hain çarka çomak sokmuş, emperyalistlerle dinci ve bölücü uşaklarını ziyadesiyle huzursuz etmişti. Sonuç olarak, o hain tuğla o menhus duvarı ayakta tutmaya devam ediyor hâlâ.Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu yürekli Kemalist Devrimciler, kararlı Laik Cumhuriyetçiler, sözlerine güvenilen saygın toplum önderleri ve gerçek aydınlar oldukları için yok edildiler. Bu nedenle yapılması gereken, sadece katlediliş yıl dönümlerinde kırmızı karanfiller ve nutuklarla anmak değil, uğruna can verdikleri düşüncelerini, değerlerini, hedeflerini savunmak ve kitleselleşmelerini sağlamak, Uğur Mumcu’nun “Laiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir. İzinden gittiklerini söyleyenler gibi ürkek, kararsız ve inançsız değil." diyen sesine kulak vermektir. Emperyal tertipler bunlarla bitmedi bilindiği gibi. Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Eşref Bitlis’i, Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı, üyemiz Necip Hablemitoğlu’nu, Diyarbakır Emniyet Müdürümüz Ali Gaffar Okkan’ı da katleden aynı karanlık odaklar eş zamanlı olarak, CIA marifetiyle örgütledikleri F Tipi Cemaat (artık FETÖ deniyor) yapılanmasını güçlendirip yaygınlaştırdılar. Hareketin başına getirdikleri, milyarlarca dolar kaynağa ulaşmasını ve dünyanın dört bir yanında okullar açmasını kolaylaştırdıkları İzmir Kestane Pazarı’nın sümüklü vaizini “Dinler arası diyalog” palavrasıyla Papayla bile görüştürerek parlattılar, adeta siyasi kıble konumuna getirdiler. İktidar tarafından da yıllarca desteklenip devlette kadrolaşmasına olanak sağlanan ve ne istediyse verilen bu “Muhterem Hoca Efendi Hizmet Hareketi” nin nelere neden olduğu ise herhalde herkesin malumudur. Hal bu iken, yine emperyalizm işbirlikçisi diğer tarikat ve cemaatlerle iş tutulduğu da, Irak’tan Libya ve Suriye’ye bölgemizde yaşananlar bağlamında ülkemizin içine düşürüldüğü durum da ortadadır.Sözün özü; Batı emperyalizmi 100 yıllık Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni din devletine dönüştürerek parçalama hedefine bu kez BOP ile yürüyor ve artık niyetini ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın ağzından açık açık dillendirmekten de çekinmiyor.Öyleyse her yurttaşımız, Atatürk’ün 20 Ekim 1927 tarihinde 6 gündür okumakta olduğu Nutuk’un son sayfasındaki “Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.” sözlerini ve devamında “Ey Türk İstikbalinin Evladı, İşte bu ahval ve şerait için de dahi vazifen Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!” diyerek verdiği görevi daima aklında tutmak zorundadır.Türk Ulusu, değişmez önderinin bu kutsal emanetine mutlaka sahip çıkacak, verdiği görevi her ahval ve şeraitte yapacak, katledilen evlatlarının hesabını da soracak, tüm emperyal tuzakları da bozacak ve Cumhuriyetini ilelebet payidar kılacaktır.Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşma azim ve kararımızla başta Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu olmak üzere bütün devrim şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyoruz.ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİGENEL MERKEZİ

Sağlık çalışanları, itfaiyeci, gazeteci… Erken emekli olacak mesleklere yenileri eklendi!
22.01.2026 18:58

Sağlık çalışanları, itfaiyeci, gazeteci… Erken emekli olacak mesleklere yenileri eklendi!

EYT sonrası erken emeklilik kapısını aralamak isteyen milyonlarca çalışana SGK’dan kritik bir haber geldi. 2026 yılı itibarıyla "yıpranma payı" kapsamı genişletildi. Ağır ve riskli işlerde çalışanlar, primlerine ek gün kazanarak emeklilik yaşını 5 yıla kadar öne çekebilecek.Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), çalışma koşulları ağır olan meslek grupları için uyguladığı fiili hizmet süresi zammı (FHSZ), halk arasındaki adıyla yıpranma payı listesini güncelledi. 2026 LİSTESİNDE KİMLER VAR? 4 YENİ SEKTÖR EKLENDİDaha önce madenciler, sağlıkçılar ve güvenlik güçleriyle anılan yıpranma payı hakkı, ağır sanayinin bel kemiği olan sektörlere de yayıldı. Yıpranma payı kapsamındaki madenciler, polisler ve askerlere ek olarak artık sağlık çalışanlarından gazetecilere, itfaiyecilerden ağır sanayi işçilerine kadar pek çok sektörde yer alan meslek grupları da bu erken emeklilik hakkından yararlanacak 12 AY ÇALIŞAN 15 AY ÇALIŞMIŞ SAYILACAK!Sistemin en büyük avantajı, çalışılan sürenin kağıt üzerinde artırılması. Normal bir çalışan yılda 360 gün prim kazanırken, yıpranma payı kapsamındaki bir çalışan risk grubuna göre yılda 60, 90 veya 180 gün fazladan prim kazanıyor. Örneğin; yılda 90 gün yıpranma payı olan bir işçi, 1 yıl (12 ay) çalıştığında SGK kayıtlarına 15 ay çalışmış olarak geçiyor. Biriken bu ekstra süreler, emeklilik yaş haddinden düşülüyor. Kanun, bu yöntemle emeklilik yaşının 5 yıla kadar (bazı çok ağır işlerde 8 yıla kadar) geri çekilmesine imkân tanıyor. HANGİ MESLEK NE KADAR KAZANIYOR? (GÜNCEL LİSTE)SGK’nın belirlediği ve çalışanların e-Devlet üzerinden kontrol etmesi gereken risk grupları şöyle:• Maden ve Yeraltı İşçileri: Yılda 180 gün (en yüksek pay).• Asker, Polis, MİT, Cezaevi Memurları: Yılda 90 güne kadar.• Sağlık Çalışanları: Doktor, hemşire, ebe, röntgen teknisyenleri (Yılda 60 gün).• İtfaiyeciler & Gazeteciler: Yılda 90 güne kadar.• Ağır Sanayi: Demir-çelik, cıva ve asit üretimi çalışanları (Yılda 90 gün).• YENİ: Çimento, cam, alüminyum ve dökümhane işçileri.     

GAZİANTEP’TE KAR TATİLİ: VALİLİKTEN İDARİ İZİN VE EĞİTİME ARA KARARI
22.01.2026 17:02

GAZİANTEP’TE KAR TATİLİ: VALİLİKTEN İDARİ İZİN VE EĞİTİME ARA KARARI

GAZİANTEP- Gaziantep Valiliği, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü’nün uyarıları doğrultusunda 23 Ocak 2026 Cuma günü için önemli kararlar aldı. İlde beklenen kar yağışı, buzlanma riski ve olumsuz hava koşulları nedeniyle kamu çalışanları ve eğitim kurumlarına yönelik tedbirler açıklandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre; kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan hamile, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan personel, 23 Ocak 2026 tarihinde bir gün süreyle idari izinli sayılacak. Ayrıca, olumsuz hava şartlarının ulaşımda aksamalara yol açabileceği değerlendirilerek il merkezi ve tüm ilçelerde bazı eğitim faaliyetlerine ara verildi. Bu kapsamda; Halk Eğitim Merkezlerine bağlı kurslar Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri E-sınav merkezleri Kreşler ve gündüz bakımevleri 23 Ocak 2026 Cuma günü bir gün süreyle tatil edildi. Yetkililer, vatandaşların buzlanma ve ulaşım risklerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunurken, gelişmelerin Meteoroloji ve resmi kurumlar aracılığıyla takip edilmesi gerektiğini belirtti. HABER: ALİ DUYSAK 

Gaziantep’te Doğalgaz Faturaları El Yakıyor: 6–7 Bin Liralık Faturalar Tepki Çekti
22.01.2026 16:32

Gaziantep’te Doğalgaz Faturaları El Yakıyor: 6–7 Bin Liralık Faturalar Tepki Çekti

GAZİANTEP- Gaziantep’te kış şartlarının etkisini artırmasıyla birlikte doğalgaz faturaları vatandaşın gündemine oturdu. Soğuk havaların başlamasıyla kombilerin daha uzun süre çalıştığını belirten birçok hane, gelen faturaların 6–7 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti Kentin farklı bölgelerinden vatandaşlar, özellikle son aylarda doğalgaz giderlerinin ciddi oranda arttığını dile getirirken, yüksek faturalar karşısında zorlandıklarını söylüyor. Sosyal medyada paylaşılan fatura tutarları da Gaziantep’teki enerji maliyetlerinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.“Devlet Desteği Var” Açıklaması Vatandaşı İkna EtmediEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın, doğalgaz faturalarının yaklaşık yüzde 45’inin devlet tarafından karşılandığı yönündeki açıklaması ise Gaziantep’te tepkilere neden oldu. Vatandaşlar, açıklanan destek oranına rağmen gelen faturaların çok yüksek olduğunu belirterek, bu durumun sahaya yansımadığını savundu. Birçok abone, “Destek varsa bile faturaya yansıdığını hissetmiyoruz. 6-7 bin liralık fatura ödemek mümkün değil” diyerek tepkisini dile getirdi.Kış Uzadıkça Endişe Artıyor Havaların daha da soğumasıyla birlikte faturaların artmasından endişe eden Gaziantepliler, yetkililerden ek destek ve yeni düzenlemeler talep ediyor. Özellikle dar gelirli aileler, mevcut koşullarda ısınma giderlerini karşılamakta zorlandıklarını ifade ediyor. HABER: ALİ DUYSAK 

alt alan
alt alan

Öne Çıkan Videolar

Yukarı