logo
Yükleniyor...
logo
add image
Kadınlar ağrıyı daha çok hissediyor

Kadınlar ağrıyı daha çok hissediyor


18 Nisan 2026 14:26    Haber mehmet mustafa doğan    12 okunma

Yeni araştırmalar kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koydu. Science Immunology dergisinde yayımlanan güncel bir çalışma; bağışıklık sistemi kaynaklı spesifik bir proteinin, ağrının süresini belirleyen kritik faktör olabileceğine işaret ediyor. Bilimsel veriler, kadınlarda ağrı süresinin erkeklere oranla daha uzun olduğunu kanıtlasa da bu durum toplumdaki ‘kadınlar acıya daha dayanıksız’ algısının yanlış bir yorum olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu farkın psikolojik bir eşikten ziyade tamamen nörobiyolojik, hormonal ve immünolojik farklılıkların doğal bir sonucu olduğunu vurguluyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bu yeni araştırma, ağrı tedavisinde tek tip yaklaşımın neden yetersiz kaldığını ve gelecekte cinsiyete özel ağrı tedavilerine neden ihtiyaç duyulduğunu kanıtlıyor. Bu tarz araştırmalar keşifle beraber özellikle bel fıtığı, sinir sıkışmaları, sinir hasarı sonrası oluşan ve fibromiyalji gibi kronik ve kompleks ağrılarda hastalara yönelik yeni nesil tedavi yöntemlerinin de kapısını aralıyor" açıklamasında bulundu.

Science Immunology Dergisi’nde yayımlanan “Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration” başlıklı yazıda enfeksiyon sonrası gelişen ağrının cinsiyetler arasındaki süre farkı fareler üzerinden inceledi. Araştırmaya göre ağrı kontrolünde etkili olan, vücudumuzun bağışıklık hücreleri tarafından üretilen, sitokin olarak bilinen özel bir protein türü olan IL-10’un, erkeklerde daha yüksek olduğu kanıtlandı. Bu protein, ağrının hafiflemesinde hayati bir öneme sahip.

Kadın hastaların rehabilitasyon süreci daha hassas planlanmalı

Ağrının oluşum mekanizmasının karmaşık bir süreç ve hekimliğin ağrı dindirme sanatı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göçmen, yıllarca kadın hastaların kronik ağrı şikayetlerinin klinik ortamlarda yeterince ciddiye alınmadığını ya da hastanın duygusal durumlarıyla açıklandığını hatırlatarak, “Ancak bu yeni araştırmaya göre ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı var. Kadınların ağrısı daha uzun sürüyor çünkü vücutları o ağrıyı kapatacak biyolojik mekanizmaya erkekler kadar kolay erişemiyor. Bu bulgular, kadın hastalarımızda ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçlerini çok daha hassas planlamamız gerektiğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Kadınlarda ağrıyı dindiren alarm daha geç devreye giriyor

Vücudumuzdaki yaralanma sonrası oluşan ağrıyı dindirmek için bağışıklık sisteminin bir noktada dur alarmı vermesi gerekiyor. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, erkeklerdeki hormonların bu sinyali veren IL-10 proteinini artırdığını belirterek, “Erkeklerdeki hormonal destek, ağrıyı durduran doğal bir mekanizmayı tetikliyor. Kadınlarda ise bu destek daha zayıf olduğu için ağrı sinyali daha uzun süre açık kalıyor” diye konuştu.

Kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri yeni standart olacak

Son yıllarda araştırmacıların ‘tek tip ağrı tedavisi’ yaklaşımının hatalı olduğunu vurgulayarak cinsiyete özgü ağrı mekanizmalarını, hormon döngüsüne göre hazırlanan tedavi planlarını, bağışıklık sistemi temelli ağrı kontrolünü ve kişiselleştirilmiş analjezi yöntemlerini kapsayan yeni bir yaklaşımı savunduklarının altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bilimsel çalışmalar, kadınların ağrıyı daha yoğun hissetmekten ziyade, biyolojik olarak farklı işleyen bir sinir-bağışıklık sistemi nedeniyle bu süreci daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu önemli bulgu, ağrı tedavisinde cinsiyete özel yaklaşımların gerekliliğini net bir şekilde gündeme taşımak anlamına geliyor. Sonuç olarak kadınların ağrıyı daha uzun süreli tecrübe etmesi psikolojik veya kültürel bir durum değil, tamamen nöro-hormonal bir gerçeklik” açıklamasında bulundu.

Prof. Dr. Göçmen, “Hastanın sadece şikayetine değil, biyolojik kimliğine de odaklanan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önümüzdeki dönemde standart hale geleceğine inanıyorum” dedi.



Yorum Yap

Tüm Köşe Yazarları

ALİ DUYSAK
OKULLAR ALARM VERİYOR! DÜN Şanlıurfa, BUGÜN Kahramanmaraş… YARIN NERESİ?
Atiye Danış
Bir Hayatın Hesabı Bu Kadar Ucuz Olmamalı
AYFER KILIÇ
KARA SEVDA
DİLEM YASAK
BİLİRMİSİN SEN
Emel Topal
BİZ NE ARA BU KADAR VİCDANSIZ OLDUK?
FERDA NAYMAN
GÖNÜL YOLU
Mehmet Mustafa Dogan
SAĞLIKLI YAŞAM SIRLARI
Murat OKUDUCU
İslam' da Özgürlük Ve Sorumluluk
MUSTAFA ŞAYIK
DAĞINIKLIĞIN BEDELİ,SAVAŞIN GERÇEĞİ
Neval Kütük
GÜVEN GÜCÜ
RAMAZAN GÜÇLÜ
DJİTAL VE SOSYAL DETOKS
Tandoğu Yazıcı
Neden ? Niçin ? Nasıl ?
alt alan
alt alan
Yukarı